Gökbayrak
 
Kızılderilerin Türklüğü ve Meluncanlar gibi Amerika'da Türk varlığı ile ilgili tezlerden sonra yepyeni bir gerçek keşfedildi.

UYGURLAR 1233'DEN beri Amerika'da
Kanadalı araştırmacı Ethel Stewart'ın hayatının 40 yılını hasredip ortaya çıkardığı şaşırtıcı gerçek: UYGURLAR 1233'den BERİ AMERİKA'DA British Columbia' da yaşayan Tlingit'ler ile Kanada'dan Meksika' ya kadar uzanan topraklarda dağınık olarak yaşayan Atapaskan dil grubuna mensup Kızılderililer aralarında meşhur Apaçiler ve Navaholar da vardır. Cengizhanın korkunç ordularının önünden kaçan Uygur ve Nayman Türkleriyle onlara katılan diğer Orta Asyalı kabilelerin soyundan geldiklerini inkar edilemez bir şekilde ilmi olarak ispat eden bu olağanüstü kitap 15 bölümden müteşekkil I,II. ve II. bölümlerdeki önsüz, Takdim ve Dene'ler ile Na-Dene" ler hakkındaki bilgilerden sonra IV. bölümde Dene' lerle ilgili olarak Asya'nın ticari hayatı ele alınıyor ve ipek Yolu'nun şimdiye kadar bilinmeyen uzantılarından söz ediliyor. V. Bölümde Denelerin dini inanışları Orta Asya'da temsil olunan çok dini inanışlarla mukayese ediliyor. VI. bölümde Dene’lerin Uygur atalarının 9.yüz yıldan 13 yüzyıla kadar olan tarihleri, Uygur İmparatorluğunun yıkılışından sonra tarım havzalarına sahip olmak mücadeleleri ve Uygurlaşmış Kuçin'lerin Kitan'larla olan münasebetleri inceleniyor. III. bölüm tamamiyle Nayman kabilelerine hasredilmiş.

VIII. bölümde şair Kuçin kabilelerinin Cengiz Han'a tabi olan Kara Hoca Uygur Hanlığı ileolan münasebetleri ele alınıyor. IX. bölümde Güney Tarım havzasından kaçanlar ve Na-fa- po'dan gelenler. Meksika civarındaki Navaho'lar anlatılıyor. X Bölümde Mağalların Hsi-Hsialar yok etmelerinin Dene ananelerine yansıması bahis mevzuu XI. bölümde Çung-Hsing'lerin 1235 yılı civarında büyük ülke'ye (Amerika) göçü anlatılıyor. XII. bölümde Dene'lerin kültürü'nün çok yönlü etnik yapısı inceleniyor ve nihayet bu alışılmamış eser XIII, XİV ve XV. Bölümlerdeki sözlük, Bibliyografya ve indeks ile son buluyor.

Kaynak: Türk Dünyası 
Tarih Dergisi Eşref Bengi Özbilen Ekim 1996 sayı: 118 sayfa 14.Ethel G.Stewart; The Dene Na-Dene Indıan Migratıon-1233 AD (M S 1233de Dene ve Na-Dene Kızılderihlerinın göçü) Escape frotn Gengnis Khan to Amerika (Cengiz Han' in önünden Amerika'ya kaçış) 566 s.

Sayın Kazım Gültepe beyin Doğu Türkistan’la ilgili olarak hazırlanmış ve birincisini yayınlamış olduğu 'Tutsak Doğu Türkistan ve bitmeyen Çin Mezalimi -I-" yazısını resimlerle haritalarla süsleyerek okuyucuların bilgisine sunmuştur. Türk dünyası tarih dergisi'nin 118. sayısındaki bu yazıdan dolayı kendisine teşekkür eder ve aynen yayınlıyoruz.

Türkistan "isimlendirmesi"(terminolojisi) fars dilinden gelen "ı" izafeti ile "stan" eki ile Türklerin yurdu, memleketi, ülkesi demektir. Türkistan adının ilimde ve haberleşme organlarında kullanımında. Türkistan kelimesi doğru anlamak ve anlatmak Türkistan Türkleri için hayatı bir meseledir. Dünya Türklüğü içinde bir borç ve görevdir. Türkistan Orta Asya veya (Merkezi Asya) bölgesinde yerleşmişti. Bu memleket daima Türk kavimlerinin ana vatanıdır. Bu nedenledir ki Türkistan'ın dünya Türklüğünün beşiği olduğunu inkar eden hiçbir ilim adamı yoktur. Tarihçilerin verdikleri malumatlara göre, Türkistan kelimesi sakalar (iskitler) devrindeki abidelerde (M:Ö VII. asır ve M:S II. asırda) "Turtıstınak" olarak ifade edilmiştir. Türkistan İslam’la tanıştıktan sonra Araplar Türkistan yerine "Bilad al Türk" ü kullanmışlardır. Buda Türk yurdu, yani Türkistan demek idi. Kaşgar'lı Mahmud Divan-ü Lügati' t Türk adlı eserinde, Bilad al Türk'ün hudutlarını Çin'den Hazar denizine, Bizans, Kıpçak, Rusya'ya kadar devam eden topraklardan ibaret olarak göstermiştir. Başkurt-Türk asıllı, lakin Hristiyan dinini kabul eden, uzun yıllar Çin'de Rus kilisesinin misyoneri olarak çalışan ve Çin dilini, tarihini iyi bilen Biçurin, Çin kaynakları hakkında yazdığı bir eserinde, Çinlilerin Türkistan hakkındaki fikirlerini şöyle dile getirmiştir. "Hazar denizinden Kukunor (Kuhinur)a kadar olan topraklarda yerleşik göçebe bir kabile yaşıyordu. Bu kavim Türkçe konuşuyor ve Muhammed kanunlarına (İslam demek istiyor) inanıyordu. Bu insanlar kendilerini Türk olarak tavsif ediyor ve yaşadıkları ülkeye de Türkistan diyorlar.

Dünya Türklerinin beşiği, Türk medeniyet ve ihtişamının kaynağı olan Büyük Türkistan'ın doğu kısmını ise tutsak, Doğu Türkistan teşkil etmektedir. Hür dünyada ve Türkiye’miz de bugün bile Türkistan denilince Sovyet Rusya İmparatorluğu işgalindeki Batı Türkistan anlaşılmaktadır. Batı Türkistan'ı oluşturan Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan Cumhuriyetleri bağımsızlıklarını ilan etmişlerse de, halen hissedilir derecede Rus hegomanyası altındadırlar. Elbette ki tam bağımsızlık kolay elde edilmez, uygun şartları gerektirir. Günümüzde ise en bedbaht ve en sahipsiz olanı Kızıl Çin işgalindeki Doğu Türkistan'dır. 1.840.000 km'lik saha üzerinde takriben 35 milyon Türk'ün yaşadığı Doğu Türkistan'ı artık Asya haritalarında "Doğu Türkistan" adıyla bulmak maalesef mümkün değildir. Çünkü haritalarda, ekseriyetle Doğu Türkistan yerine Çince yeni eyalet anlamındaki (Sinkiang) ismi yazılmaktadır. Birçok atlas, coğrafya kitabı ve dergilerde durum aynıdır. Avrupu'da ise 19801i yıllara kadar basımı yapılmış kitap, dergi ve haritalarda Türkistan, Batı Türkistan, Doğu Türkistan, Çin Türkistan’ı devamlı kullanılmıştır. Halende kullanılmaktadır, ancak bunlar yok denilecek kadar azdır.

Doğu Türkistan'ın Kısa Tarihi
Müslüman olduktan sonra Türklerin kurdukları ilk devlet olan Karahan'lılar Batı Türkistan'ın yedisu, Seyhun Fergana bölgeleriyle, Doğu Türkistan’ın Cungarya, Yarkent Taklamakan çölü, Takas, Çu, Kaşgar bölgelerine hakim bulunuyordu. Daha sonra Doğu -Batı diye ikiye ayrılan Karahanlılar devletinin batı Kolu 1133 de, doğu kolu'da 1221 de Karahitaylar tarafından ortadan kaldırıldı. Uygurlar, Mağallar, Karluklular ve Türkeşler birleşerek 1209'da Karahıtayların hakimiyetine son verdiler. Bu defa ismen Cengiz Han'a tabi, fakat hakikatte müstakil olmak üzere Doğu Türkistan'ın kuzey bölgesinde Uygurlar, güney bölgesinde Doğlatlar ismiyle birer devlet kuruldu. 1514 senesinde Doğu Türkistan'da hakimiyet Doğlatlara mensup Saidiyelere intikal etti. Merkezi Yarkend olan Saidiye devletini, 1679dan itibaran merkezi Kaşgar olan Hocalar saltanatı takip etti.

Doğu Türkistan'da çıkan dahili kargaşalardan faydalanan Mançu sülalesi idaresindeki Çinliler 1757–1759 arasında Doğu Türkistan'ın kuzey bölgesini, 1760da güney bölgesini fiilen zapt ve işgal ettiler. O tarihten bu yana iki asır geçmiş olmasına rağmen Doğu Türkistan’da kesin bir Çin hakimiyetinden bahsedilmez. Çinliler dini, siyasi bir husus olarak kabul ettiklerinden herkesin resmi Çin dinine katılmasını istiyorlardı. Bu isteklerini bir kanunla Doğu Türkistan’a da uygulamaya kalkışınca çatışmalar başladı.
(Devam edecek)

  • 815 defa okundu.