Yazar: Mehmet Emin Buğra
Tercüme: M.Emin Batur 

"Hun Devletine dahil olduğu çağlardan İslam Devrine kadar ki geçen devrede Şark-i Türkistan"dan devam."

Oğuzhan Mete MÖ 209 yılında Vuvsun Hanının üzerine yürüyüp onu mağlup etti ve öldürdü. Yerine Vuvsun kabilesinden bir kişiyi Han tayın etti. Bu hadiseyi işiten Türk Hanları korkup arka arkaya Oğuzhan'a itaatlerini bildirdiler. Kaşgar, Yarkent, Hoten, Oş, Kuçar, Kengit, Luvlan, Koça hanlıkları başta olmak üzere Şark-i Türkistan'daki müstakil 36 devletin hükümdarları tamamen Oğuzhan'a itaatlerini bildirip, dahili istiklallerini muhafaza ettiler.

Bundan sonra Batı tarafındaki bütün Türk hanları Oğuzhan Mete'ye itaat edip Hazar Denizi ve idil (Volga) Nehrine kadar onun yüksek hakimiyetinin altına girdi. MÖ.200 tarihinde Hun imparatorluğu Batıda Hazar Denizi ve İdil Nehri, Doğuda Kadığan dağlarına kadar yerleşen bütün Türk'leri kendi Bayrağı altına girdirdi. Küçük Hanlık ve Beğliklerden başka 26 büyük hanlık Türk Devletleri Metehan İmparatorluğunun emri altına girdiler.

Çin Muharebesi:
Hun Tanrıkutları kendilerini Çin İmparatorlarından yukarı tutarlardı ve Çin İmparatorlarına aşağıdaki muhteva ile mektup yazıyorlardı."Yer ve Gök doğurup, Güneş ve Ay'ın tahfa oturttuğu Türk Hanlarının Uluğ Tanrıkutu, Tavgaç Hanından arzu eder ki."Türk Milleti Çin Milletini kendilerinden aşağı bir millet nazarı ile görüp onları Tavgaç derlerdi (Teba demektir). Çin İmparatoru Huvangdi öldükten sonra Çin'in her tarafında isyan çıkıp sonunda isyancılardan Liubang (Asıl adı Kauçuv) adında biri İmparator oldu. Bu İmparator meşhur Hun Hanedanını kuran kişidir.

Miladı 199 da Livbang, Şensi ve Şansı Vilayetlerini Hun Tanrıkutundan geri almak için Şensi'ye yürüyüşe geçti bir iki şehri geri aldı. Oğuzhan Mete bu haberi duyup 300.000 askeri ile Şensi'ye gelip bir meydan muharebesinde İmparatorun askerlerini mağlup edip imparatoru kalan askerleri ile Çanğen (Bu günkü Siyanpu), şehrinin yakınında bir kalede mahsur bıraktı. Sonunda İmparator Liubang kendini esir olmaktan ve askerlerini kat-i surette yok olmaktan kurtarmak için Oğuzhan Mete'ye her yıl muayyen bir miktarda haraç vermek sureti ile sulh yapmaya mecbur kaldı.  Bu suretle Çin İmparatorluğu Hun Tanrıkutuna tabii oldu. Bundan sonra Oğuzhan Mete Çin İmparatorunun kızını nikahına aldı. Oğuzhan vefat ettikten sonra da her Tanrıkut Çin imparatorunun kızını almak resmi hale gelip bir asır kadar müddet dostane münasebetler devam etti.

Yavçi Muharebeleri: Oğuzhan Metenin Şevket ve kudretinin bu kadar kutlandığına rağmen Yavçi Hanı ona hiç boyun eğmiyordu. Sonunda Oğuzhan'ın oğlu Baturhan'ı çok sayıda askerlerle birlikte Yavçilerin üzerine gönderdi ve çetin savaşlardan sonra Baturhanın bütün askerleri yok olup, kendisi çok büyük zorluklarla canını kurtarıp kaçıp gitti. Bundan sonra bir kaç kez muharebe olup MÖ. 175 tarihinde Yavçilerin Hanının savaşta ölmesi sebebi ile Yavçiler perişan olup ülkelerini terk edip batıya kaçıp Lop göllerinin etrafında yerleştiler. Buralarda da doğudan Hun askerleri ve kuzey ve batıdan Luvlan, Koça ve Hoten Hanlarının hücumlarına maruz kalıp Yavçiler iki kola ayrılıp, bir kol Tibet tarafına gittiler. Bunlara küçük Yavçiler denir. Şimdiki Tibet ahalisinin aslının onlar olması kuvvetli bir ihtimaldir.

  • 771 defa okundu.