Gökbayrak
  
12 Eylül 1996 Tarihli Kayseri'nin yerel gazetelerinden Kayseri Gündem Gazetesi derneğimiz tarafından yayınlana basın bildirisine yer vermiş ve "Doğu Türkistanlılar destek bekliyor"
Diye başlık attığı haberinde Dernek Başkanı Mehmet Emin Batur'un "Doğu Türkistan'da yaşamakta olan Çin zulmünün dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şiddetle devam etmekte olduğunu, Doğu Türkistan konusunda da hazırlıksız yakalanmamak için şimdiden çalışmalara başlanması gerektiğini vurgulayarak Türkiye kamuoyunun Doğu Türkistanlılara sahip çıkmasını bekliyoruz" şeklindeki demecine yer vermiş.

12 Eylül 1996 Tarihli Yeni Kayseri Gazetesinde de dernek tarafından yayınlanan basın açıklamasına "Doğu Türkistanlılar kamuoyu desteği bekliyor" şeklinde başlıkla yer vermiş.

13 Eylül 1996 Tarihli Zaman gazetesinde "Doğu Türkistan'da ibadet baskısı başlığı altında
yer alan haberde; Çin Başbakanı Li-Peng Doğu Türkistan'a yaptığı gezi sırasında, bölgede yaşayan Müslümanların ibadetlerini kanunlar çerçevesinde, yerine getirmesi gerektiğini öne sürdü. Başbakan Li dini inanç özgürlüğünden yana olduğunu ancak bu inançların sosyalizme hizmet etmesi gerektiğini ifade etti. Li ateist ve komünist Pekin hükümeti ile din özgürlüğünün nasıl bağdaştırılabileceği hususunda ise bir açıklamada bulunmadı. Çin hükümeti bölgede yaşayan Müslümanların, dini kimliklerini ön plana çıkararak bir araya gelmesinden ve organize olmasından rahatsız oluyor, denilmektedir. Aynı gazetenin bir diğer haberinde ise "Doğu Türkistan'da yeni petrol yatakları" denilmiş ve Doğu Türkistan'ın Taklamakan ve Karamay Petrol sahalarında yeni petrol yatakları bulundu. Bu yılın sonunda Doğu Türkistan'da petrol üretimi 20 milyon tonu aşacak" şeklindeki habere yer verilmiş.

15 Eylül 1996 Tarihli Türkiye Gazetesinde 12 Eylül 1996 tarihinde derneğimiz tarafından yapılan basın açıklamasına yer verilmiş Türkiye Cumhuriyetinin Doğu Türkistan davasına sahip çıkmasını isteğini bildirmiş.

15 Eylül 1996 Tarihli Zaman gazetesindeki bir haberde "Mafya Rusya ve Çin'de devletten güçlü ..." denilmiş ve Rusya ve Kızıl Çin'in "Görülmeyen imparatorluk" ismi verilen mafyaya kesin şekilde teslim oldukları bildirilmiş. (Muhterem okuyucular söz konusu devletlerin mafyaya teslim oldukları filan yok kendileri devlet olarak zaten mafya olduklarına göre kime teslim olacaklar.)

20 Eylül 1996 Tarihli haftalık Türkeli Gazetesi "Çin yönetiminden Müslümanlara uyan" başlığı altındaki haberinde Doğu Türkistan'daki Müslümanlara çok sert dini yasaklamalar getirildiği haber veriliyor. (Dinsizlerin dinden (İslamiyetten) korkmaları normaldir. Çünkü kendilerinin, uğruna canlarını göz kırpmadan feda edebilecekleri milli ve manevi değerleri yoktur. Şunu da sormak lazım acaba Müslüman Türk'lerin dini ibadetlerine getirilen yasakları kendi milletinden olan ve adına döngen (Tungan) denilen Çinli Müslümanlarda uyguluyorlar mı? Bize göre asla çünkü onlar Çinli bu yaşanan tecrübelerle sabit. Muhterem okuyucularımız son zamanlarda her ne hikmetse Türkiyemız'den Meclis Başkanımızdan tutun Devlet Bakanlarımız, iş adamlarımız ve komutanlarımızla sürüp giden bir Çin'i ziyaret etme furyası başladı. Umarız sonu iyi gelir. Zira bizim bazı endişelerimiz var.

l-Çin'in karakteristik özelliğidir bin alır bir verir
2-Çin asla madalyonun diğer yüzünü göstermez
3-Lehine olan önemli ip uçlarını ele geçirdikten sonra (Askeri, Siyasi, Ekonomik ve Bilimsel sahada) ilişkisini anında keser atar.
4-Çin'e elini veren kolunu kurtaramaz.

21 Eylül 1996 Tarihli Zaman gazetesi'nin haberinde "Çin denizindeki Kardak krizi başlığı altında verilen haberde Japonya’nın Doğu Çin denizindeki üzerinde insan yaşamayan Senkaku adını verdikleri adalara Çin'li balıkçıları yaklaştırmaması üzerine Japonya’ya gözdağı vermek ve adaların Çinlilere ait olduğunu ifade etmek için daha bu yılın ilk aylarında savaşmalarına ramak kalan Tayvan ve Çin otomatikman birleşiverdiler birlikte bayraklarını yanyana söz konusu adaya diktikler.
(Bize göre önemli olan Senkaku adını verdikleri kayalıkların kime ait olduğu değil önemli olan Çin'linin karşınında ve kızılınında bir olduğudur. Zehirli Akrep'i rengine göre değerlendirmek olurmu?)

25 Eylül 1996 Tarihli Sabah Gazetesinde "Çin Türk malını taklit ediyor" denilmiş ve bazı Türk mallarını taklit ettiği ABD kotasını delmek içinde kendi ürünlerine Türk malı damgası vurdukları anlaşıldı.
Devlet bakanı Ayfer YILMAZ başkanlığında yapılan görüşmeler sırasında dünya ticaret devleri arasında önemli bir konuma sahip olan Çin'in bazı firmalarının Türk ürünlerini taklit ederek dünya piyasalarına çıktığına ilişkin bilgiler alındı. Yılmaz bunu hükümet yetkililerine ileterek şu konulara dikkat çekti:
1 -Türkiye'nin Önemli ihraç kalemleri arasında yer alan "Hereke Halısı isim ve model kullanılarak imal edilip üçüncü ülkelere satılıyor.
2-Aynı zamanda Çin firmalarının ABD kotalarını aşmak için konfeksiyon ürünlerine "made in Turkey" etiketi ilave ederek sattıkları belirlendi.
Şeklindeki habere yer vermiş.
(Sevgili okuyucular Çin'li bu her şey beklenir.)

1 Ekim 1996 Tarihli Zaman Gazetesinde Derneğimizce yapılan bir basın açıklamasına yer vermiş ve "Doğu Türkistanlılardan Çin uyarısı" başlığı altında verilen haberde; Çin ile kurulacak her türlü ticari münasebetlerde çok dikkatli olunması gerektiği bildirildi" denilmiş.

1 Ekim 1996 Tarihli Hürriyet Gazetesinde yer alan bir haberde "Çin'de McDonalds ile dilenciler yan yana" diye başlık atılmış ve (özetle) Çin'deki Mc Donalds'ların sayısının 68'e yükseldiği bunun yanında Pekin caddelerinde eteğinize yapışan ve gözleri görmeyen çocuk dilencilerin çokluğu öte yanda fuhuşa davetiye çıkaran çığırtkanlar, mağazalarda Global markalarla dolu mallar. Kısaca Çin'de serbest piyasa ekonomisinin kendi karakteristik özelliklerine göre uygulanmakta olduğunu görüyorsunuz.

6 Ekim 1996 Tarihli Sabah Gazetesindeki bir haberde "Çin işi Hereke" başlığı altında şunlara yer verilmiş. Hereke Halılarını Fuarlarda Fotoğraf çekerek taklit eden Çin'liler, Özipek Halı'nın adını da desen zannedince, Türk halılarını taklit ettikleri resmen ortaya çıktı. Özipek halıcılık'ın sahibi Abdullah Sarımermer dünyanın en büyük halı fuarı olan Hannover'de Çin reyonundaki halıların kendi halılarına benzediğini fark ettiklerini, biraz inceleyince de taklidin kendi halılarından yapıldığını saptadıklarını söyledi. "Taklitte o kadar ileri gitmişler ki, halının üzerine yazdığımız Arapça ismimizi bile desen zannedip işlemişler" diyen Sarımermer şöyle konuştu: "Desenlerin bizim olduğunu bütün dünya biliyor. Avrupa da bu taklitlere Çin Herekesi deniyor. Ama her desen için patent almak çok güç Çinliler bizim dörtte bir fiyatımıza halı satıyorlar. Bu yüzden Türkiye piyasalardan silindi. İhracatımız, turistlerin mağazalardan aldığı eve teslim halılardan ibaret. Eskiden yılda 50.000 M2 halı üretirken bu gün 5000 m2'ye geriledik."

16 Ekim 1996 Sabah Gazetesinin haberinde; "Elçibey, Rusya ve İran'a çattı" demiş ve Azerbaycan'ın eski devlet başkanı Ebulfez Elçibey, Azerbaycan'ın problemlerinin arkasında Tahran ve Moskova'nın bulunduğunu ilen sürdü, demiş ve Çin'in de eski SovyetlerBirlıği gibi yakın bir gelecekte dağılacağından bahsetmiş, Çin'in dağılmasını İngiltere, Amerika, Fransa ve Almanya'nın da istediğini vurgulamış.

  • 639 defa okundu.