Erkin Uygurtürk
 
Çin işgal yönetimlerinin Doğu Türkistan Türklüğü'ne karşı uyguladığı asimile siyasetinde hiç bir değişiklik olmamıştır. Gerek Mançur İmparatorluğu yönetiminde, gerek Milliyetçi Çin döneminde, gerekse sosyalist maskeli Çin şovenizminin zirveye ulaştığı Çin Halk Cumhuriyeti idaresinde, Çinliler'in Doğu Türkistan Türklüğü'ne tatbik etmeye çalıştığı idare tarzı hep aynı politikanın ürünü olmuştur.

"Türkleri öz yurdu Doğu Türkistan'da eritip yok etmek ve Türk ana vatanını Çinlilerin yaşadığı bir toprak haline getirmek" Çin emperyalizminin Doğu Türkistan'da uyguladığı temel imha politikalarını şöyle sıralayabiliriz. Mançur İmparatorluğu döneminde; Türk halkı arasında sosyal dengeleri bozmak, Çin milletine özgü sosyal sınıflar yaratarak. Bunun sonucu olarak şehir devleti hükümdarlığına "Vang" vb gibi Çin unvanları vererek onları direk kendilerine bağlı birer kukla haline getirdiler.

Millete rehberlik yapabilecek aydın zümreleri birer bahane ile yok ettiler. Onların günahsız ailesini ve hatta beşikteki çocuklarını dahi öldürmekten çekinmediler. Böylece katı terör siyaseti kullanarak halkın direnme gücünü kırdılar. Mahalli beyleri ve toplumu hâkim zümreyi halktan kopardı. Onların aralarını açarak birbirlerine düşman hale getirdiler. Doğu Türkistan'daki geleneksel eğitim kurumlarını sıkı baskı altına alarak dünyadaki çağdaş gelişmelerden ve müsbet ilimlerden yoksun bıraktılar. Kendilerine bağlı, Çinlilerin her dediğini yapan kuklalar oluşturmak için her türlü yola başvurdular. Milliyetçi Çin zamanında Çin Cumhuriyeti idaresi sözde demokrasi adına zaten Türk halkına hiçbir müsbet icraatı olmayan hatta onların nefretini ve gazabını çeken birer Çin kuklası durumuna düşürülen kokuşmuş şehir hükümdarlık ve beyliklerini tasfiye etti. Onların yerine merkezi hükümete bağlı Askeri valilikler ve Bölge idareleri tesis ettiler.Türk halkını iktisadi yönden geri bırakmak için ticarete ağır kısıtlamalar getirdiler. Ticari mallar bir şehirden diğerine satış için nakledilirken her şehir giriş ve çıkışlarında aşırı gümrük tarifeleri uygulandı. Geleneksel sanat erbabları kendi imal ettikleri malı ve eşyayı dahi satamaz hale geldi. Zirai malsüller de ağır vergilere tabi tutuldu. Halk kendi ürettiklerini ihtiyaç sahiplerine pazarlayamadı. Bir bölgede zirai ürünler çürürken diğer bölgede fahiş fiyata satıldı.

Doğu Türkistan halkının Çin milletinin ayrı düşmüş bir kolu olduğu, Araplar tarafından zorla İslamlaştırıldığı yolundaki gerçek dışı iddia devletin resmi politikası haline getirildi. Katı askeri yönetim uygulandı. Doğu Türkistan'ın dış dünya ile tüm bağlantısını kesti. Dışarıdan gelen her kim olursa olsun düşman kabul edildi. Derhal tutuklanarak yok edildi. Bu devrede 100.000 den fazla Doğu Türkistanlı Türk şehit edildi.

KIZIL ÇİN İSTİLASI DEVRİNDE
Kızıl Çin'in işgal ordusu Eyalet hükümet üyeleri başta olmak üzere Türk asıllı devlet erbablarından, ordu mensuplarından, Türk aydınlarından on binlerce kişiyi kurşuna dizmek sürati ile yok ettiler. Halkın yurt dışına çıkmasını önlemek için sınırları kapattılar.

Sırası ile;
Toprak reformu
Eski toprakların kiralarını tahsili
İslama ve Milliyetçiliğe karşı kampanya

Eski ideolojilerin tashihi gibi iktisadi ve siyasi kampanyalarla Çinli işgalcilerin uygulamalarına karşı koymak isteyen binlerce aydını yok etti. Çalışma kamplarına sürmek sureti ile ortadan kaldırdı. 1966 yılında uygulamaya koyduğu 10 yıl devam eden Kültür İhtilali sırasında Doğu Türkistan'daki Türk-İslam Kültür ve medeniyetine ait bütün eserleri tahrip ettiler. 

(Devam edecek)

  • 634 defa okundu.