Oktay Fakıoğlu
Tarih Öğretmeni
 
İşte bundan dolayı hür dünyadan yardım bekliyor. Doğu Türkistanlı özellikle ve öncelikle de İslam dünyasından; Türkiye Türklerinden yardım bekliyor. Çünkü diğerleri zulme gözlerini ve kulaklarını tıkamış Çin'e göz yumuyor. Ülkemizde Doğu Türkistan hakkında yeterli bilgi yoktur. Bu konuya Türkiye Türklerinin dikkatini çeken İsa Yusuf Alptekin olmuştur. O, 17.12.1995 günü ölünceye kadar Doğu Türkistan Davası'nı duyurmaya ve kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmeye gayret etti. 

Çalışmaları neticesinde Türkiye'de hem Doğu Türkistan hem de bütünüyle Türkistan konusunda bir ilgi uyandı. Sosyal kültürel ve siyasal alanda konuyla ilgili çalışmalar meydana geldi. Özellikle Sovyetler'in dağılmasının ardından yeni Türk devletlerinin ortaya çıkışı bu çalışmayı daha da hızlandırdı. Esir Türk illerinin kurtuluşu konusunda büyük ümitler belirdi. Ancak bugüne geliş o kadar da kolay olmadı. Ülkemizde yıllarca bazı basın-yayın, kuruluş ve siyasi güçler sürekli olarak Türk düşmanlığı yaptı. Türk tarihi, kültürü,  Türk toplulukları arasındaki ilişkilerden söz eden ve konuyla ilgilenenleri hep faşistlikle Turancılık ve şovenlikle suçladı. Özgürlük, insan hakları, barış sloganlarını Türkiye ve Türk Milleti'ni bölmek için kullandı. Sovyetlerin ve Çin'in gönüllü avukatlığını yapan bu kesim özellikle ülkemizde "milliyetçi" kesime cephe aldı, bu kesimle özellikle mücadeleye girişti. Onların korktuğu Türklük bilincinin oluşup bu duygunun Sovyetleri ve Çin'i tehdit etmesiydi. Sol, Sosyalist ve komünist hareketlerin Türkistan konusundaki tavırlarını anlamakta güçlük çekmiyoruz ancak, adına neye dayanarak denildiği bilinmez, sağcı geçinen bir kısım medya da yıllarca Kudüs'ü, Filistin'i, Keşmir v.s. kurtarmak için nefes tüketirken Doğu Türkistan, Kırım, Batı Trakya ve diğer esir Türk illerinden hiç bahsetmediği gibi konuya duyarlı olanları da aynı solcu medya gibi ırkçı, Turancı, Şamanist diye suçlayarak bu konuda adeta tarihini bilemeyiş ve geçmişini inkârına anlam vermekte güçlük çekiyoruz.

Eğer biliniyorlarsa doğru kaynaklardan Türk ve Türkiye tarihini açıp okusunlar yok eğer bilerek yapıyorlarsa Türk'e tavır alıp Türk düşmanlarıyla ortak hareket edercesine ortaya koydukları söz ve davranışlardan da vazgeçsinler. Çünkü Türk milleti artık son gelişmelerden sonra bazı gerçekleri görmüştür. Sureti Haktan gözüküp, kalbi ve tavrı eğrilenleri, dün kara dediklerine bugün ak diyenlerin "İslami samimiyetlerini " anlamıştır. Allah'a, Resulü'ne ve Kur'an'a inananların her halükarda birleştirici, bütünleştirici olmaları gerekir. Bu konuda Kur'an ve hadislerdeki hükümler açık ve katidir. Müslüman bu özelliği ile gönülleri birleştirici rol oynar. Tıpkı Mevlana ve Yunus gibi, özellikle de yanlış anlaşılacak tavırlara ve de "fitneyi uyandıracak" hareketlere dikkat eder. Müslümanların birlik ve beraberliği, dayanışması, birbirine yardımcı olması gereken konularda ortak tavır içinde olmamız gereken ve bu konuda çok daha hassas olmamız gereken bir çağda ve zamanda yaşıyoruz. Batı ve Doğu emperyalizminin çok ağır saldırıları karşısında İslam millet ve devletlerinin ortak tavrı çok önemli.

Filistin'in, Kudüs'ün, Keşmir'in de bağımsızlığına, hürriyetine kavuşması gerekir. Ama bunu kendine dert edinen Müslüman’ın aynı acıyı, kaygıyı ve de arzuyu Doğu Türkistan, Kırım, Batı Trakya ve diğer esir durumundaki Müslüman-Türk coğrafyası içinde istemelidir. Unutmayalım ki tüm İslam dünyasının ümidi Türkiye'de ve Türkler de. Böyle bir önem ve değer taşıdığımızın bilincinde olmamız çok önemlidir. Çünkü Selçuklu ve Osmanlı'dan günümüze intikal eden bir tarihi miras ve de misyon taşıyoruz. Ve inanıyoruz ki Türkiye'nin ve Türk milletinin güçlenmesi yeniden muhteşem mazisindeki konumuna dönmesiyle tüm İslam âlemi hepimizin şikâyet ettiği sıkıntı ve huzursuzluktan kurtulacaktır.

İşte bu noktada bizden en büyük ilgi ve yardım bekleyen büyük bir var oluş mücadelesi içinde olan Doğu Türkistanlı kardeşlerimize el uzatalım. İslam ümmetinin ve Türk milletinin bir parçası olan Doğu Türkistan için el ele verelim. Şairin dediği gibi;

Orda bir köy var uzakta,
O köy ve nice o köyler bizleri bekliyor.

  • 606 defa okundu.