Abbulmecit Avşar
Doğu Türkistan'ın konumu hakkında son zamanlarda bir özerklik safsatasıdır sürüp gidiyor. Birileri çıkmış adeta yalvarırcasına zalim Çinli'den özerklik dileniyor. Özerkliğin kelime anlamını bilmeyen bu insanlar, Çeçenistan, Bosna Hersek ve özellikle de Türk Milletı'nin yedi düvele karşı mücadele verdiği İstiklal Harbi'nden bile habersizler demek ki. İstiklal Harbi'nin Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal ve arkadaşları Sivas Kongresi'nde mandayı reddetmemiş olsalardı, bugünkü Türkiye olabilir miydi? Tabi ki olamazdı. İstiklal Harbi'nin, Çeçenistan Destanı'nın, Bosna-Hersek Destanı'nın arkasında yatan gerçek "Ya İstiklal Ya Ölüm" den başka ne idi. Daha külleri bile soğumamış, yaraları sarılmamış olan Çeçenistan'a Ruslar özerklik vermemişler miydi? Çeçenlere kendi devlet başkanlarını seçme hakkı vermemişler miydi? Çeçenleri iç işlerinde serbest bırakmamışlar mıydı? O zaman bu Çeçenler, aptal insanlar mı ki (haşa) yüzlerce şehit verdiler? Çeçenler, özerklik gibi zulmün ve sömürürün bir başka çeşidini kabul etmeyerek, destansı bir bağımsızlık elde etmediler mi? 

Özerklik safsatasını kabul etmek, Doğu Türkistan'ı Çinliler'e resmen altın tepsiyle sunmaktan başka bir şey değildir !.. Doğu Türkistan'ın özerk olmasını kabul etmek zalim Çinli'nin yıllardır savunduğu tezlerini kabul etmekten başka bir şey değildir !.. Özerklik safsatasını savunanlara şöyle bir misalle cevap vermek istiyorum, "Sizleri bir çiftliğe koysalar, çiftliğin yönetimini ve tasarruf hakkını da sizlere verseler. Ancak, çiftlikten dışarı çıkmanıza, ürettiğiniz malları satmanıza, kiminle görüşüp görüşmeyeceğinize başka birileri karar verse, kısacası dışarıyla ilişkilerinize birileri karar verse kabul eder misiniz? Bunun ormanlar kralı aslanın bir parkta sergilenmesinden ne farkı var?" Bizi üzen, özerklik safsatasını yıllarını Doğu Türkistan'ın kurtuluşuna verdiğini ileri sürenlerle, yıllarca Doğu Türkistan Davası'na hamilik yapmaya çalışan bir büyüğün söylemesidir. Bu insanlar bilmiyorlar mı ki; özerlik tezini Çinli yıllardır zaten kabul ediyor. Çin Büyükelçisi'nin de Doğu Türkistan'ın özerk bir bölge olduğunu teyit ettiğini bilmiyorlar mıydı? Bu nasıl iştir ki özerkliği hem Çin kabul edecek hem de Doğu Türkistan Davası'na sahip çıktıklarını iddia eden bir takım Doğu Türkistanlılar da kabul edecek!

Bırakın beyler, özerklik safsatalarıyla Doğu Türkistan kurtulmaz, sizlerin de iddia ettiği gibi Çin bile anayasasında Doğu Türkistan'ı özerk bölge olarak kabul etmiş. Ancak; kabul etmekle ne değişti. Siz ya hiç tarih okumamışsınız ya da okuduğunuzu hatırlamak istemiyorsunuz. Çin'e göre belki de 1000 kat daha insaflı olan İngiliz'in, Fransız'ın, Rus'un özerk bölgelerine yaptıklarına bakın. Şanlı Türk ve İslam tarihinden ders alın. Türk milleti ne zaman özerkliği kabul etmiş açıklayabilir misiniz? Sizin isteğiniz ne İslam'da nede necip Müslüman-Türk Milleti'nin tarihinde ve kültüründe var. Özerklik, isteğiyle bilerek veya bilmeyerek Çin'in ekmeğine yağ sürdüğünüzü de unutmayın!

Biz, Doğu Türkistan'ın kayıtsız şartsız bağımsızlığını istiyoruz. Amacımıza ulaşmak için ömrümüzün son anına kadar da çalışacağız. Allah'a bin şükür bizim kimseye karşı diyet borcumuz yok. Tek başımıza da kalsak " Ya İstiklal ya da şerefli ölüm" parolamızdan ve davamızdan dönmeyeceğiz

  • 655 defa okundu.