Erkin Uygurtürk

Büyük Türk Alimi olan Kaşgarlı Mahmud'un Divan-ı Lügat-it Türk'ünde Doğu Türkistan'dan bahsederken Allah'ın merhametinin ekildiği yurt diyerek övdüğü Aziz vatanımız Doğu Türkistan bu gün tarihinin belki de en karanlık en talihsiz ve en çok hatırlanmaya muhtaç bir döneminden geçmektedir. İşte bu duygu ve bu düşüncelerle bu gün burada siz değerli okuyucularımıza o eşsiz ezeli ve ebedi Türk İslam diyarı olan vatanımızdan bir nebze olsun, bahsedebilirsem kendimi bahtiyar hissedeceğim.

Yabancı araştırmacı ve Arkeologlarının Orta Asya'nın orta kısımlarında ve özellikle bu günkü Taklemekan çölü dediğimiz 500.000 kilometre kare yüz ölçüme sahip bir bölgede yapabildikleri kısmi araştırma ve incelemelerinde o ıssız çöl kumlarının altından çıkarılan eski eserler. Doğu Türkistan'ın Tarih öncesinden beri yeşilliklere ve mamur şehirlere sahip olup aynı zamanda da çok ileri bir medeniyetinde merkezi olduğunu göstermektedir. Bu görüş ve kanaat dünyadaki birçok önemli bilim adamının ve özellikle Türk Tarih-çilerininde ortak kanaati durumundadır.

Doğu Türkistan Türk'lerinin M.Ö. 13. asırdan itibaren büyük dünya devleti sıfatıyla Tarihte yerini aldıkları görülmektedir. Hint'lilerce " Truşla " iran'lılarca " Saka " ve Yunanlılarca " İskit" diye bilinen bu devlet Türk devletidir.

M.Ö. 5. asırda bu devlet zayıflamış ve bir takım hanlıklara bölünmüştür, iskenderin'de istilası ile bu parçalanmalar daha da artmıştır. M.Ö. 158. senesinde Doğu Türk'lerinden "Hun Devleti" Çin'i iler üzerine galip gelerek Tarih sahnesine çıkınca bütün bu küçük hanlıklar topyekün Hun devletine itaat etmişlerdir. M.S. 45 senesinde Hunların düşman iki devlet şeklinde ikiye bölününce bu durumdan istifade eden Çinliler Hun'ların üzerine yürüdü M.S. 93 senesinde de Türkistan'ı resmen istila ettiler. Çinlilerin her türlü hile ve desiselerine rağmen 32 sene devam eden bu savaş Kanık Han'ın imda da yetişmesi ile Hun Türk'leri tekrar hükümranlığı elde ettiler Kanık han Hintlilerce " Kanışka" diye tanınan meşhur bir Türk Fatihidir. Tatar hanı Tolun han tarafından toprakları istila edilinceye kadar Türkistan hükümdarları bağımsızdılar. Büyük Türk Hakanı Bumin han 555 senesinde Tatar devletini kendine ilhak edince Türkistan hükümdarları yani hanları ona itaat ettiler. Bu devlette 610 senesinde yok oldu bu sebeble Çinliler 22 sene müddetle daha Türkistan'ı emirleri altına aldılar daha sonra Türkistan hükümdarları ile Tibet hükümdarları anlaşarak Çin ordularını mağlup ettiler ve istiklallerini elde ettiler. 650 yılında İlteriş kağan başkanlığında Türk devleti 2. defa kurulurken diğer Türk hanlıklarını da kendilerine itaate mecbur ettiler.

Doğu Türkistan'ın nadir yetiştirdiği Tarihçi yazar merhum Mehmet Emin Buğra bey Şarki Türkistan Tarihi adlı eserinde Asur, İran, Hindistan ve Yunan rivayetlerine dayanarak ortaya koyduğu tespitler bize Doğu Türkistan'ın bulunduğu yerin ilk Türk devletinin çıkış noktası olduğunu ispatlamaya yetmektedir. Orta Asya tarihi incelendiğinde Tarih sürecinin devamlı olarak bir tarafta Türk'ler, diğer taraf-tada Çin'liler olmak üzere savaşlarla dolu olduğu görülür. Doğu Türkistan Türklüğü hiç bir zaman kalabalık Çin ordularına tamamıyla teslim olmamış Milli ayaklanmalar sonunda da tekrar bağımsızlıklarını elde etmişlerdir. İşte 1863 yılında Bedevlet Yakuphan tarafından kurulmuş olan Doğu Türkistan Devleti o zamanın Osmanlı padişahı olan Sultan Abdul Aziz han adına para bastırmış, Hutbe okutmuş ve imparatorluğa bağlılık bildirmiştir. O dönemde Osmanlı devletinin göndermiş olduğu subaylar ve eğitimciler Doğu Türkistan halkının yetişmesinde de büyük rol oynamışlardır. Fakat ne var ki Türk  İslam düşmanları Orta Asya'da bir Türk devletini içine sindirememiş olmalılar ki hummalı bir işbirliği sonunda Bedevlet Yakuphan'ın da ani ölümünden istifade ile 14 yıl süre ile devam eden Atalık gazi Bedevlet Yakuphan devletini de yıkmış oldular. Yıl 1877 Dünyada eşi benzeri görülmeyen şu vahşete bakın ki Çin kuvvetleri Doğu Türkistan'a girer girmez ilk yaptıkları şey Kaşgar'daki Bedevlet Yakuphan'ın mezarını açmışlar ve cesedini çıkarıp yakmışlardır. Doğu Türkistan'da bu gün zulüm yapmakta olan yine aynı devletin uzantısıdır. Ne gibi vahşilikler yapabileceklerine bu olay bir örnek teşkil eder sanırım.

1904 yılına kadar Çin'li valiler devri devam eder Çinli valilere Vang adı verilmiş ve bunların astığı astık kestiği kestiktir. 1904 yılında Çin'de Cumhuriyet ilan edilir. Bundan istifade eden Doğu Türkistanlılar dış dünya ile irtibata geçerler hasbel kader de olsa Doğu Türkistan'a gelen ve özellikle Türkiye'den gelen İsmail Hakkı bey ve Ahmet Kemal İlkul gibi mümtaz şahsiyetler Doğu Türkistan'ın birinci düşmanının cehalet olduğunu görmüş ve talebe yetiştirmeye büyük önem vermişlerdir. Buradan yetişen öğrenciler artık yavaş yavaş etraflarını aydınlatmaya başlamışlardır. Bunun devamı olan şahsiyetlerinde ülkelerindeki mezalimi anlamaya başlamaları ile zaten öteden beri Çinlilere büyük nefret duyan halk 1931 yılında ilk defa Kumul'da olmak üzere ardından Turfan, Hoten ve Kaşgar'da olmak üzere ayaklanmalar başlatırlar ve sonuçta 12 Kasım 1933 de Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti ilan edilir. Bu devlet kurulur kurulmaz Dış işleri bakanı tartından bir telgrafla genç Türkiye Cumhuriyeti'ne müjdelenmiştir. Yanı başlarında ikinci bir Türk İslam devleti'nin kurulmasından rahatsızlık duyan Sovyetler ve Çin yine işbirliği yaparak 1934 de Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetini yıkmışlardır.

On yıl aradan sonra Gulca ayaklanması ile 1944 de Doğu Türkistan Cumhuriyet'i kuruldu onun ardından 1947 deyine bağımsızlık ilan edildi. Arkasındanda Çin'deki iç savaştan galip olarak çıkan Komünist Çin kuvvetleri 1949 yılında Doğu Türkistan'ı yeniden istila etmişlerdir.
(Devam edecek)

  • 716 defa okundu.