Celalettin Batur


"Boynunda esaret zinciri olduğunu unutup salon histerisine kapılanlara ithaf olunur."

Kültür köşesi olarak belirli bir sıralama içerisinde yazılarımı araştırıp yazmayı düşünyordum, fakat bu sayımızda toylarımızı (düğün) araştırmak zorunda kaldım. Her şeyden önce bizleri dünya Türklüğünün anayurdu Türk medeniyet ve ihtişamının kaynağı, dünyayı dize getiren Alperenlerin, Oğuzhanların, Atillaların, Buminlerin, Böğü Kağanların İslamiyet ile bizleri şereflendiren Abdulkerim Saltuk Buğrahanların, Kaşgarlı Mahmutların, Yusuf has Haciblerin vatanı olan Doğu Türkistan'dan ayrılmak zorunda kalan bir avuç insanız. Bizler o aziz topraklardan ayrılırken orada kalan insanlarımıza söz vererek, oradaki zulümleri anlatmak için, 35 milyon Müslüman Türk'ün komünizm esaretinde ezildiğini dünyaya duyurmak için, orada komünizme karşı bir mücadelenin hiç bitmediğini, her gün yüzlerce mücahidin şehit olduğunu hür dünyaya duyurmak için söz verip ayrıldık.

Kültürümüzü, töremizi, örf adet gelenek ve göreneklerimizi yaşatmaya çalışmak için ayrıldık. Karın doyurmak için değil, maneviyatımızı unutmak için değil şereflice bin yıldır İslam’ın sancaktarlığını yapmış ecdadımızı inkar etmek için değil. İşte bizi biz yapan değerlerimiz. Evvela Allah'u Teala'ya (c.c) kulluk vazifemizi yapacağız, sonra bu muhteşem tarihimizi geçmişimizi hatırlayıp hür dünyaya sesimizi duyuracağız. Şimdilik yapabileceklerimiz bunlar olduğuna göre, kültürümüzü korumalıyız Yoksa yok olup giden milletler gibi eriyip gideriz. Hiçbir topluluğun hiçbir kimsenin bizim töremizi bozmaya hakkı yoktur. Buna yeltenenler hesabını, yedi aylık kürtajla alınan bebeklere, nükleer denemelerle sakat kalanlara, kurşuna dizilenlere, idam edilenlere, esir kamplarında çile çekenlere, şehit olan mücahitlere kısacası şayet bizden kurtulanlar olursa ahirette o zulüm gören Müslümanlara vereceklerdir. Çünkü Türk kültürünün yüce dinimiz İslamiyetle çelişkiye düştüğü hiçbir noktası yoktur.Vatan hainliği; düşmana casusluk yapmakla, Müslümanları ispiyon etmekle, Cihad'dan kaçmakla, düşman safına geçmekle, bunların yanında Türk'ün kültürünü Türk'ün töresini hiçe saymakla olur.

Bu ihanetin bedelini tarih mutlaka sorgulayacaktır. Milletinden utanan varsa onlar milliyetsizlerdir. El ile yemek, yemek Peygamber efendimizin (SAV) sünnetidir. "Yılanın geride bıraktığı kabuğunu görünce ben bundan çıkmış olamam" dediği gibi soyumuzdan utanmayalım. Soyundan Milliyetinden utananlar varsa Türk değildir. Allah'ı (c.c.) şanlı elçisi Hz. Muhammed (SAV.) ne güzel buyurmuşlar.

"Aslını inkar eden bizden değildir."

  • 1146 defa okundu.