Abdulmecit Avşar

Geçen sayımızda başlattığımız yazımızda Doğu Türkistan'da yaşamakta olan Türk halkının Türkiye ve dünyada Çin karşıtı yapılan protesto gösterileri karşısında düşündükleri konusunu işlemiştik. Bu sayımızda Doğu Türkistan Türklerini de Milliyetçilik konusunda bir iki anekdot vermeye çalışacağız.

Doğu Türkistanlılar için Vatan, anadan, babadan, çocuktan kısacası dünyalık herşeyden daha üstündür. Bu düşüncede olanlar yıllarca Çin esareti altında yaşamış, belki de hayatlarında hür olarak bir saniye dahi nefes almamış insanlardır. Yıllarca, Çin'in baskısı ve asimile politikaları altında inim, inim inleyen insanların vatan konusundaki düşüncelerinin bu yolda olması takdire şayandır herhalde Öncelikle 6-12 yaşlar arasındaki çocuklardaki milliyetçilik duyguları konusunu işleyelim; Doğu Türkistan'ın son durumu konusunda bilgi veren kardeşlerimizin anlattığına göre, çocuklar kesinlikle Çinli ve Çin lehine çalışan Türklerin (Hain) çocukları ile kesinlikle arkadaşlık kurmuyorlar " Davut Karaci adındaki bir hain Barın Katliamında öldürülen Çinliler'e başsağlığına gitti diye, Doğu Türkistanlı çocuklar onun çocuğunu aralarına almadılar. Hainin çocuğunu her gördükleri yerde taşlamak ve dövmek suretiyle aileye dirlik vermediler Hain ailesi, çocukların dirlik vermemesinden dolayı göç etmek zorunda kaldı. Çinli çocuklar ile kesinlikle alaka kurmuyorlar, gördükleri yerde Çinlilere de dirlik vermiyorlar." Bir davaya çocuklar bile sahip çıkmışsa, o davanın başarılı olmaması mümkün müdür'7

Şimdi de, gençlerdeki milliyetçilik ruhuna bir örnek verelim:"Bir kaç Çinliden oluşan bir grup. Doğu Türkistanlı manavdan elma almak için gelmiş. Elmaların bir kaçına elini değmiş. Doğu Türkistan Türkleri, Çinlilerin elinin değdiği hiçbir şeyi satın almayacağını çok iyi bilen manav, hemen tezgahında ki elmaları çöpe dökmüş. Bu olaya şahit olan Çinli grup kendilerine hakaret edildiği gerekçesi ile manavın üstüne saldırmışlar. Arkadaşlarının manavla döğüştüğünü gören diğer Çinliler de kavgaya dahil olmuşlar. Bir anda 25-30 kişilik bir Çinli grubu Doğu Türkistanlı manavın üzerine çullanmışlar. Bu sırada yoldan geçmekte olan 14 ve 19 yaşında olan Mehmet Emin ve Kerim isimli Doğu Türkistanlı öğrenciler kavgaya şahit ol muş ve manavın yanında Çinliler ile kavgaya girişmişler Kalabalık Çinli grubu ile başa çıkamayacaklarını anlayan Mehmet Emin biraz ilerde gördüğü bıçağı alıp ve önüne gelen
Çinliye saplamaya başlamış, bıçak darbesi alan iki Çinli yere yıkılır. Bunu gören diğer Çinliler kavga yerinden kaçarlar. Çinli polisler tarafından yakalanarak idam cezası verilen Mehmet Emin ve Kerim adlı öğrenciler halkın huzuruna çıkarılarak, özür dilemeye zorlanırlar (Kalabalık halk topluluğu içerisinde bize Doğu Türkistan konusunda bilgi veren kardeşlerimizde vardır) Çinli yetkililer 'Daha çok gençsiniz. Eğer özür dilerlerseniz sizi idam etmeyeceğiz" derler, bu söz üzerine hemen atılan 14 yaşındaki Mehmet Emin bizim için ölüm bir şey değildir. Siz bizi öldürürseniz, şehit oluruz. Şehitlik bizim için en büyük payedir, tek üzüntümüz yakında kurtulacağına yüzde yüz inandığımız Doğu Türkistan'ın kurtuluşunu görememek olacaktır. Şunu iyi bilin ki sizin zulmünüz yakında bitecektir. Bir Emin, bir Kerim gider, yerine milyonlarca Emin ve Kerim gelir. Vatanımı önce Allah'a, sonra Doğu Türkistanlı mücahit kardeşlerimize emanet ediyoruz' demek sureti ile Çinli yetkililerin suratına tükürür. Çinliler hemen orada iki kahraman genci şehit ederler."

Gençlerde milliyetçilik var da yaşlılarda yok mu? şimdide 75lik Tohtuniyaz Dede'deki milliyetçilik duygusunu aktaralım: Bir rahatsızlıktan dolayı doktora başvuran Tohtuniyaz Dede'ye doktorlar, 2-3 aylık ömrü kaldığını söyler Bunu duyan Tohtuniyaz Dedemiz, ne yapacağını düşünmeye başlar. Bu kendisi için ne yapacağı konusunda bir düşünce değildir. Yıllardır, evlatlarına ve torunlarına sevgisini aşılamaya çalıştığı vatanı için son demlerinde ne yapabileceğini düşünmeye başlar. Son günlerinde hiç olmazsa bir kaç Çinliyi de öldürerek geçirmeye karar verir bu projesini gerçekleştirebilmek için bastonuna günlerce uğraşarak, çelikten sivri bir çubuk yerleştirir. Çinlilerin gittiği bir sinemanın önünde beklemeye başlar. Sinemanın bitimi ile aç kalmış fareler gibi dışarı fırlayan Çinlilerin, içine girerek önüne gelene bastonundaki çubuğu saplamaya başlar. Olay karşısında şaşkınlığa düşen Çinliler, kendilerine geldiklerinde gördükleri tablo 9 ölü, 12 yaralıdır. Olaydan sonra tevkif edilen Tohtuniyaz Dede'ye olayın sebebini sorduklarında, “Vatanımda yaptığınız zulümlerin öcünü aldım, bu yaptığım az bile. İnşaAllah bu olay diğer kardeşlerime de örnek olacaktır Artık sizleri buradan sürmenin zamanı geldi.” şeklinde cevap verir.

  • 755 defa okundu.