25   Ocak   1996-   Türkiye Gazetesi Köşe yazarı
Dr. Ayhan SONGAR
" Doğu Türkistan'dan bahsetmek Çin'in bütünlüğünü tehlikeye düşürecek bir "bölücülük" imiş... Haşa... Eğer tarihi boyunca Türk olmuş o bölge bu gün Çinlilerin esareti ve zulmü altında bulunuyorsa elimizden şimdilik bir şey gelmese bile bu davayı Dünyaya duyurmak vazifemizdir, yapılan iş "bölücülük "değil, kurtarma operasyonu"dur. Çin halk cumhuriyeti, Asya’daki, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlık hareketlerinin Doğu Türkistan'a da sıçramasından korkarak buralara özel komando birlikleri yerleştirmiş ve orada yaşayan Türk halkını mecburi göçe zorlamıştır. Merhum İsa Yusuf Alptekin, Doğu Türkistan Cumhuriyetinin son genel sekreteri idi. Çin istilasından sonra İstanbul'a gelerek bütün hayatını, 94 senelik ömrünün her saniyesini ülkesinin kurtulması davasına hasretti. Siz hangi "bölücülük"den bahsediyorsunuz? Kimin malını kime böldürüyorsunuz? Daha düne kadar Sovyetler birliğinin dağılacağını ve Asya’daki Türk devletlerinin bağımsızlıklarını kazanacaklarını ummak çılgınlıktı. Hatta biz bu sözleri söylemenin suç olduğu dönemleri bile yaşadık. Bu gün artık Türklüğün Kızıl elması Doğu Türkistan'dır ve elbette, Akif’in dediği gibi, Doğacaktır sana vaad ettiği günler Hakkın. Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın..."

24 OCAK 1996 Türkiye Gazetesinde Ahmet KABAKLI
" Türkiye'ye Kızıl Çin mi emredecek" başlıklı yazısında İstanbul Eminönü Belediye Başkanı Sayın Doç. Dr. Ahmet ÇETİNSAYA Beyefendinin Dışişleri makamına verdiği yazılı cevabına yer vermiş.
Bakınız ne diyor Ahmet ÇETİNSAYA Beyefendi
" İsa Yusuf ALPTEKİN gibi, Devlet ve Siyaset adamlarımızın büyük hürmet gösterdikleri bir insanın adının Çim maslahatgüzarının talebi ile değiştirilmeye kalkışılması abesle iştigalin en aşımıdır. Açılışı ve sonrasında sadece Eminönü ilçemizde yaşayanlardan değil, Türkiye'nin her yerinde ve Türk dünyasının en ücra köşelerinden gelen tebrikler, Türk Milletinin İsa Yusuf ALPTEKİN parkı ve Doğu Türkistan Şehitler Abidesinin Açılışından duydukları memnuniyetin canlı bir ifadesidir...
Parkın adının değiştirilmesi durumunda parkın ve anıtın tesis edilmesine sevinen ve gözyaşı döken milyonlarca Türk halkına karşı Çinli maslahatgüzarı istemediği için İsa Yusuf ALPTEKİN'in ismini değiştirdik diye bir açıklamamı yapacağız? Bölücü olduğunu kabul ettiğiniz İsa beyi bağırlarına basan iki Cumhurbaşkanımızın Çin aleyhtarı bölücüleri desteklediklerini ve kucakladıklarını mı söyleyeceğiz?
... Ya da, ve en acısı 65 milyonluk hür ve müstakil Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı yerlerin birincisi olan Sultanahmet'te, yaşayan en büyük Türklük Mücahidi, devlet adamı ve siyasetçi İsa Yusuf ALPTEKİN beyin adının bir parka verilmesi için Çin maslahatgüzarından yada hükümetinden izin mi alacağız?
Tesisine nail olduğumuz İsa Yusuf ALPTEKİN parkının adının değiştirilmesi ve Doğu Türkistan şehitleri abidesinin hangi sebeple ve kimin isteği ile olursa olsun yıkılması veya yıkılmaya kalkışılması Yüce Türk milletine karşı yapılacak büyük bir hakarettir. Yıkılması istenen anıt Göktürk Abidelerinin benzeri, anıtın üzerindeki ay yıldızlı ve mavi renkli Gökbayrak ise SSCB ve Çin Halk Cumhuriyeti işbirliği ile 1949 yılında işgal edilen ve yıkılan Doğu Türkistan Cumhuriyetinin bayrağıdır.
Tam 250 bin şehit verdiğimiz, her karış toprağını şehit kanı ile yıkadığımız Çanakkale'de düşman askerleri Anzaklar için bile yer açan ve abide yapılmasına izin veren bu asil ve kahraman millet özbe öz kardeşlerinin şehitleri hatırasına dikilen anıta ve bayrağa el uzatılmasına izin vermeyecektir.

21 Aralık 1995 tarihli Ortadoğu Gazetesinin köşe yazarı Ertuğrul KALAFAT 
" KIZIL ÇİN'E BAŞKALDIRAN DEV" başlıklı yazısında ve şöyle diyor.
" Türk dünyası kan ağlıyor. Nasıl ağlamasın ki, Doğu Türkistan Lideri İsa Yusuf ALPTEKİN'ın ebediyete intikalini duyup da yüreklerine his düşmeyen Türk'e Türk mü derim ben… Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, o toprağın altında bile ülküsü ile beraberdir. Tabii bunu soy özürlü kıytırıkların anlaması mümkün değildir. İsa Yusf ALPTEKİN'i hayatı boyunca Türk olmasının şerefini sonuna kadar taşımış büyük bir dava adamıydı.
Gerçi 94 yaşındaydı ama istiklalin manasını çok iyi biliyordu. Çünkü 1949 yılında işgal edilen Doğu Türkistan'daki soydaşlarımızın uğradığı zulümleri unutmamıştır. Milyonlarca Doğu Türkistan Türk'ü hunharca katledildiği halde ondaki mücadele azmi hep devam etmiştir.
Bilge lider İsa Yusuf ALPTEKİN'e göre çekilecek Çilelerin bir mükafatı da vardı. Asırlardır esaret altında yaşayan insanların benliklerine kavuşması kolay bir şey değildi. Hangi çocuk doğunca apalamadan yürümüşki. Hele, hele, "Ya istiklal ya ölüm "parolası ile yola çıkan İsa Yusuf ALPTEKİN'in yaktığı "İstiklal meşalesi"nin sönmesi mümkün müdür?

21 Aralık 1995 tarihli Zaman gazetesinde "Doğu Türkistan davası sürecek" denilmiş.

Ve Batı Trakya eski başkanı ve Anadolu Basın Birliği Genel Sekreteri Hikmet YURDAGÜL'ün şu demecine yer vermiş;

"Alptekin Dış Türkler davasında ilk akla gelen kişilerdendir. Türklük tarihine yansıyacak milli hizmetleri kolay unutulmayacaktır.

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN
"Yurt içinde ve yurt dışında Doğu Türkistan'ın özgürlük mücadelesi için yapılan toplantılarda genç neslin davasına sahip çıktığını görüyoruz Bu durum Doğu Türkistan davasının komünist Çin boyunduruğu altında zafere kadar direneceğinin göstergesidir. 

20 12 1995 Türkiye Gazetesi - Ömer ÖZTÜRKMEN

...Sovyetler birliğinin yıkılışı, bağımsız Türk Cumhuriyetlerinin tek, tek meydana çıkışı belki Doğu Türkistan'ın kurtuluşu kadar sevindirmişti onu... ama maalesef Doğu Türkistan dünyadaki bu değişime, bu bağımsızlık hareketlerine rağmen Kızıl Çın zulmünden kurtulamamıştır...
Ama ülkesinin bir gün kurtulacağına öyle inanıyordu ki, adeta o mesut gülen yaşıyor gibiydi.
Türk dünyası, Doğu Türkistan kurtulmadan büyük bir bayram sevincinden mahrum kalacak ..Doğu Türkistan kurtuluncaya kadar Türk dünyası bu davayı kendisine bayrak edinecek ve İsa bey'in ruhunu şad edecek. Evet, Fatih cami avlusunda bir tarihi omuzlarımızda taşıyacağız... Cenab-ı hak'dan gani, gani rahmet diliyorum. Aziz dostum İsa Bey ruhun şad olsun.

Gazete Başlıkları

19 Aralık 1995-Zaman gazetesi 
Doğu Türkistan'ın Bayraktarı öldü.
Son Efendiyi de kaybettik
Doğu Türkistan'da çifte yas

19 Aralık 1995 Türkiye Gazetesi 
Mücahid Liderin Son İsteği

20 Aralık 1995-Türkiye Gazetesi 
Mücahid Lideri toprağa veriyoruz

21 Aralık 1995-Türkiye Gazetesi
Bu dava yaşatılacak

21 Aralık 1995 Ortadoğu Gazetesi
Öksüz kaldık Ebediyete Uğurladık

21 Aralık 1995- Zaman Gazetesi
İsa Yusuf Alptekin'i Uğurladık
Alptekin Tekbirlerle

19 Aralık 1995-Zaman Gazetesi

Süleyman ÜNAL - Asırlık Mücadele:

İsa Yusuf ALPTEKİN'in vefat haberini aldığımda" Allah Rahmet eylesin gözü açık gitti " dediğimi hatırlıyorum.

94 yaşında vefat eden İsa Bey, ömrü boyunca Vatanı Doğu Türkistan'ın Çin işgalinden kurtulması için mücadele etti. Son ana kadar yılmadı. Ülkesinin işgalden kurtulması davasını anlatmak için on binlerce kilometrelik yol kat etti. Devlet Başkanlarından tutun, sıradan insanlara kadar herkese derdini anlatmaya çalıştı.

Sovyetler Birlıği'nin dağılması onu fevkalede memnun etmişti. Sıranın Çin'e geleceğini söylüyor ve ümitle " müjdeli " günü bekliyordu. Anayurt ve son esir Türk ülkesi Doğu Türkistan'ın bağımsızlığa kavuşmasından sonra oraya gitmek en büyük arzusuydu Çin yıllarca değil ülkesine dönmesi, isminin bile anılmasını istememişti. Son zamanlarda gözleri görmüyordu fakat Anavatanı'nın kokusunu almak bile onun için yetecekti Olmadı…

Doğu Türkistan hâlâ Çin işgalinde İsa Bey, hayatı boyunca yürüttüğü mücadeleyi Doğu Türkistanlılara bir miras olarak bıraktı. O ekti, İnşallah yeni nesil biçecek.. 
Ve baharı bütün Müslüman Türk dünyası görecek... 
Mekanı Cennet Olsun.

  • 788 defa okundu.