A.Şekür TURAN 
 
Abdülrahim Ötkür zamanımızın tanınmış Uygur şairlerinden biridir. O şairliğin yanında eğitimci ve ilim adamı olarak da tanınır, benim 1948–1949 öğretim yılında okuduğum Ürümçi ortaokulunun müdürüydü. Şık giyinişi hitabetinin güzelliği, çevredeki saygınlığı ve edebiyatçılığı ile bizim için bir semboldü. Ürümçi'de Uygur Türkçesiyle yayınlanan Şin cang, erk, yurt, yalkın gazeteleriyle, Altay, Şarki Türkistan Medeniyeti dergilerinde güzel şiirleri yayınlanırdı. Ben bu yayınlarda onun şiirlerini kesip biriktirirdim. Ayrıca şiirlerinin bir kısmının yer aldığı Tarım Boyları adlı kitabı da çıkmıştı. Bu kitap az basıldığından benim yaşımdaki çocukların eline geçmeyecek kadar kıymetliydi. Bu kitabı onun çok saydığı birisi vasıtasıyla ele geçirip arkadaşlarıma göstermiştim.

Bazı siyasi nedenlerle Ürümçi’den Kökat'a kadar Abdülrahim Ötkür'le beraber yolculuk ettik. Ötkür, Kökat'tan geri dönmek zorunda kaldık Biz, konumuz dışı bazı tatsız hadiselerden sonra kafile halinde yolumuza devam ederek, Keşmir, Hindistan yoluyla Türkiye'ye gelip yerleştik On beş sene önce aldığım bir haberde Ötkür'ün öldüğü söylenmişti. Ötkür'ü ve şiirlerini tanıtan bir şiir yazmış" Kandak Kilisen Emdi" isimli şiiri çok ilgi görmüştü. Sonradan hayatta olduğunu öğrenip kitap göndermiştim. Aradan yıllar geçtikten sonra postadan Ötkür tarafından adıma imzalanmış iki kitapla bir mektup geldi. Kitabın birincisi "İz" isimli tarihi bir romandı 419 sayfa olan bu eser 1913 senesinde Kumul'da Mançu istilacılarına ve onların yerli yardakçılarından Maksut Van'a karşı mücadele eden Timur Halife'yi konu almıştı. Halifenin savaşları anlatılırken, o zamanki Kumul vilayetinin sosyal yapısı, mücadelenin sebep ve cereyanı, Uygur kahramanlığı ve nihayet Timur Halifenin kahramanca ölümü çok iyi işlenmiştir. Ayrıca 193l'de Kumul ayaklanmasının popüler kişilerinden Hoca Niyaz Hacının nasıl kandırıldığı, hapishane hayatına ve hazin ölümüne de yer verilmiştir, bana kalırsa romanın en güzel kısmı, Ensari'nin Hoca Niyaz Hacı'ya verildiği en kısa ve manalı öğüttür. 

Romanda 1944 Gulca ayaklanmasına sahip çıkanlardan Ahmet Can Kasimi kısmen de olsa ilave edilenler arasındadır. Çünkü Timur Halife, Hoca Niyaz Hacı ve Ahmetcan Kasiminin akıbetlerinin şekilen değişik olsa da benzer tarafları bulunmaktadır.
 
İkincisi ise " Ömür Menzilleri " isimli 208 sayfalık şiir kitabıdır, kitapta: 68 şiir, 1 destan, 3 mensur şiir yer almıştır. Kitabın ön sayfasında Ötkür'ün kısa biyografisi, bir resmi vardır. Ötkür ve çağdaşları olan edebiyatçılar memleketlerinde oluşan hızlı siyasi değişikliklere ve büyük çaptaki rejim olaylarına uyum sağlamak çabası içinde ömür tüketmektedirler Çünkü Çin'de iş başına gelenlerin ekseriyeti Uygur Türklerine karşı acımasızdır. Onun için bu memlekette yazı yazmak, şiir yazmak temkinli olmaya, yöneticileri ürkütmemeyle mümkün olur. Buna uymayan Gulcalı L. Mutallif Bügürlü, Abdülaziz Han Damolla, Hotenli Kurban Kutay* ve Fetheddin Erkin gibi yazarlar işlemediği suçu zorla yüklettirilip öldürülmüşlerdir Ötkür bunları bildiği için 1949–1956 seneleri arasında şiir yazmadığı kitabından anlaşılır.
Ötkür, Uygur edebiyatı ve Uygur dilinin tüm inceliklerini bilen bir âlimdir. Onun için memleketinde neşredilen klasik eserlerin birçoğun da onun emeği geçmekte olup, KUTADGU BİLİG gibi ilmi eseri yaşayan Uygurcaya manzum olarak aktaranların başında gelmektedir. Bu eser Uygur Türkleri için olduğu kadar, bütün dünya türleri içinde bir kazançtır.

Abdülrahim Ötkür'ün 1956'dan sonra yazdığı şiirleri, oradaki güncel hadiseleri konu almaktadır. Mesela, "İz", "YangusuTengMşe'eli", "Hasiyetilik Uçrişiş"," İtürer Kervan Yürür", Çıllang Horozum, Çıllang", "Rubatler" gibi şiirlerin de o memleketin insanına vermek istediği mesajı ulaştırmayı çok iyi başarmıştır. Diğer şiirleri edebi yönden ele alındığında değer taşıyorsa da kanaatimce Ötkür, edebiyat yoluyla fikir üreten bir edip olarak tanınmıştır.

Şimdi onun sanatını göstermesi bakımından şiirlerinden bir kaç örnek vermek istiyorum:

Rubailerinden örnekler:

Kara yıllar böşüğide tığuldum
Tuğuldu'mu kapes içre boğuldum
Ömrüm mening hasret bilen öter mu
Elge hizmet kilay digen oğuldum

Karanlık yılların beşiğine doğdum.
Doğdum, kafes içerisinde boğuldum.
Ömrüm benim hasret ile geçer mi?
Milletime hizmet edecek oğuldum.

Törelmek mening öz işimmidir.
Toğulmaklık mening hahışımmıdır.
Anamnıng karnığa sıkkan iken men.
Cahanga sığmağan şu bışım mıdır.

Yaratılmak benim kendi işim midir?
Doğmak benim kendi isteğimle midir?
Anamın karnına sığımışken ben.
Cihana sığmayan şu başım mıdır?

Şiirlerinden örnekler:

Pırakıngda bolup mecnun
Yanarmen şemidek her tün
Erip cismimakar közdin
Yışım dürdane, dürdane

Firakında olup mecnun
Yanarım mum gibi her gece ben
Erir cismim akar gözümden
Yaşım dürdane. Dürdane

Çaçım belde hasam kolda
Bu nursuz közlirim yolda
Kişi körse bu halimge
Bulur heyrane, heyrane

Saçım belde bastonum kolda
Bu fersiz gözlerim yolda
Kim görürse bu halimi
Olur hayrane, hayrane ( Hasrete düşer)

Kıldı epsun bu kara tün yarın köp uhlatkılı
Yokmu tang tohuları çıllap onı oygatkılı
Bolma miskin na ümit tünmu tügeydi bir küni
Yangusi tang meşeli zülmetke otlar yakılı

Sihirlendi bu karanlık gece yarı çok uyutmak için
Nerede tan horozları onu inandırmak için
Ümitsiz olma miskin gecede bitecek bir gün
Yanacak tan meşalesi zulmete ateşe yakmak için

( * ) Kurban Koday Türkiye'de öğrenim gördükten sonra Doğu Türkistan'a dönüp orada YALKIN ve YURT gazetesini çıkaran bir mücahittir.

  • 742 defa okundu.