Yazar: M. Emin BUĞRA
Çeviri: Gökbayrak
      
 Ziyafette Tömür Beg Küçük Beg’e Size nasıl davranmamı istersiniz diye sordu. Küçük Beg sakin bir şekilde, bize nasıl davranacağını sen bilirsin, öldürürsen intikam almış olursun; serbest bırakırsan kendi faydanı gözetmiş olursun; ancak bizim için her iki durum aynı, çünkü biz kılıcımızı kuşandığımız günden beri ölüme hazırdık, diye cevap verdi. Tömür Beg bu cesaretli cevaptan etkilenerek onlara silah ve atlarını geri verdi ve onları Almalık’a gönderdi. Ondan sonra Tömür Beg ile Emir Hüseyin Semerkand’a döndü. Böylelikle Tömür Beg ve Emir Hüseyin Tüm Batı Türkistan, Afganistan’ın Kabil’e kadar olan kısmı ve Gazne’nin yarsı üzerine genel bir hakimiyet kurdu. İlyas Hoca Oğlan Han tahta çıktığı günden itibaren, güçlü, düzenli ve tam silahlanmış ordusuyla Tömür Beg ve Emir Hüseyin’i mağlup ederek Batı Türkistan’ı mutlak surette ele geçirmeyi hedeflemişti. Tömür Beg ve Emir Hüseyin de yeniden kurduğu bu devleti için her zaman en güçlü ve sürekli bir tehlike olarak gördüğü İlyas Hoca Oğlan Han’a sürekli saldırdı ve zayıflatmaya çalıştılar. Bundan dolayı onlar, Batı Türkistan halkı ve Afganistan’daki Afgan ve Guri kabilelerinden oluşan büyük askeri güç ile Hicri 767’nin sonunda yola çıkarak Sirderya kenarına geldi ve nehri geçip Han’ın askerlerini mağlup ederek ilerlemeye başladılar. Diğer taraftan İlyas Hoca Oğlan Han düzenli ve tam silahlanmış büyük bir orduyla Almalık’tan yola çıktı ve her iki ordu Taşkent yakınlarında karşılaşarak savaşa hazırlandılar. Bu iki büyük askeri gücün özellikleri hakkında bazı tarih kitaplarında yazılan yorumları okurlara sunacağız:Tömür Beg’in askerleri sayı olarak İlyas Hoca Oğlan Han’ın askerlerinden fazlaydı. Ancak askeri nitelikte İlyas Hoca Oğlan Han’ın askerleri üstünlüğe sahiplerdi. Çünkü İlyas Hoca Oğlan Han’ın askerleri iyi askeri eğitim görmüş, disiplinli, iyi silahlanmış ve vatanlarına içten sadık idiler. Buna karşın Tömür Beg’in askerlerinde bu özellikler az idi. Tömür Beg’in askerlerinin esas kısmı askeri eğitimi olmayan fedailer, hiç savaşa katılmamış Afgan ve Guri kabilelerinden oluşuyordu. Buna rağmen Tömür Beg, askerlerinin sayısal üstünlüğü ve manevi desteklere dayanarak savaşı kazanacağından şüphe etmiyordu. Ancak Tömür Beg bilgili ve deneyimli bir askeri şahıs olduğu için ordusundaki eksikliklerin farkındaydı. Sayıda az olsa da ordusundaki bazı askeri yeteneğe sahip insanlarla manevra yaparak zafer kazanacağını umuyordu.Savaş başlar başlamaz aniden hava bozuldu, şimşek, gök gürültüsü, yağmur ve fırtına ile her yeri karanlık kapladı. Savaş meydanı çamurla doldu. Savaş bu şartlarda akşama kadar devam etti ve önce Emir Hüseyin savaşı kaybederek kaçtı. Onun arkasından Tömür Beg de mağlup olarak geri çekildi. Ertesi gün Tömür Beg askerlerini toparlayarak tekrar hücuma hazırlandı. Şiddetli yağmur aynı şekilde devam etmekteydi. Böyle bir vaziyette İlyas Hoca Oğlan Han’ın askerleri Tömür Beg’in askerlerinin etrafını sardılar ve şiddetli bir çarpışma başladı. Çarpışma sonunda Tömür Beg’in askerlerinin çoğu öldü, Tömür Beg kaçarak Semerkand’a vardı. Tömür Beg’in iyiliğini gören Vekenüvisler ve onlardan olan bazı tarihçiler bu yenilginin şu iki sebepten meydana geldiğini savunmuştur: (1) Moğol sihirbazları sihir yaparak yağmur yağdırdı. (2) Emir Hüseyin cesaretsiz davranarak kaçtı.Tömür Beg Semerkand’de de askerlerini toparlayamadı. Halkı şehri korumaya teşvik etmek için, çok yakın zamanda güç toplayarak geri döneceğim diye söz vererek Yeşil Şehir’e gitti. İlyas Hoca Oğlan Han Tömür Beg’i kovalayıp gelerek Semerkand’ı muhasaraya aldı. Bunu duyan Tömür Beg şehri koruyabileceğini kestiremeyerek Yeşil Şehir’i bırakıp adamlarıyla kaçtı ve Amuderya’yı geçerek Belh’e yakın bir yere yerleşti. İlyas Hoca Oğlan Han Semerkand dışındaki tüm Batı Türkistan’ı ele geçirdi. Semerkand kalesinin dayanıklı ve halkın silahlı olmasından dolayı Semerkand ele geçirilemedi. Böyle bir durumda Doğu Türkistan’da büyük bir isyan çıktı. Han Semerkand çevresinde ve diğer yerlerde yeteri sayıda asker bırakarak Hicri 768’in sonunda Doğu Türkistan’a döndü.

Doğu Türkistan’da İsyan
İlyas Hoca Oğlan Han askeri disiplin ve savaş teknikleri konularında yetenekli olmasına karşın, yaşı küçük, kendini beğenmiş ve siyasi yönden tecrübesiz idi. O devlet yönetiminde gençleri öne çıkarıp halk arasında nüfuzlu ve deneyimli insanları dışladı ve onların memnuniyetsizliklerini üzerine çekti. Aşağıda bu durum için önemli bir örnek verildi. Tuğluk Tömür Han zamanında devletin en bilgili, deneyimli ve itibarlı kişilerinden olan Duğlat Kameriddin Beg, Duğlat Şemsiddin Beg ve Duğlat Şeyhi-Devlet Beg işten çıkarıldı. Bu kişilerin yerine Han’ın akrabalarından henüz 20 yaşında olan Huda Dadihan Begler Begi hem Duğlat Begi olarak atandı. Han bunun gibi birkaç idari ve siyasi hata yaparak devlet büyüklerinin memnuniyetsizliğine sebep oldu. İş başına gelen gençlerin deneyimsizliğinden dolayı devlet işleri karıştı ve düzen bozuldu. Böylece İlyas Hoca Oğlan Han’ın idaresinden memnun olmayanların sayısı çoğaldı.İlyas Hoca Oğlan Han yukarıda anlatıldığı gibi Taşkent savaşıyla tüm askerlerini yanına alarak yaklaşık bir yıl merkezden uzaklaştı. Bunu fırsat bilen, başta Kameriddin Beg olmak üzere Han’a karşı memnuniyetsizlik besleyen diğer begler birleşerek isyan çıkardı. Kuzeydeki savaşçı kabilelerin çoğu Kameriddin Beg’e katıldı ve Kameriddin Beg topladığı savaş gücüyle Hicri 768’de Almalık’a saldırmaya başladı. İlyas Hoca Oğlan Han bu haberi duyup Semerkand’ı fethetmeyi bırakarak Almalık’a döndü ve isyancılarla savaşmaya başladı. Han’ın Batı Türkistan’da bıraktığı askerlerin çoğu isyancı kabilelerden olduğu için kaçarak gelmeye başladı. Diğer taraftan Batı Türkistan’da at vebası yayılarak askerlerin atları ölmeye başladı. Böylelikle atsız kalan askerler piyade savaşmanın imkansız olduğunu düşünerek Batı Türkistan’ı bırakıp geri döndüler. Bunun sonucunda Batı Türkistan’da asker kalmadı. Emir Hüseyin gelip Semerkand ve Buhara’yı ele geçirdi ve kendini hükümdar ilan etti. Tömür Beg de ona tabi oldu.

  • 891 defa okundu.