The UN Refugee
Agency

Muhalefet güçleri başkent Bişkek'i kanlı bir çarpışmayla alırken ve cumhurbaşkanı ve müttefiklerini kaçmaya mecbur ederken Kırgızistan'daki politik kriz bir dönüm noktasına girmiştir ve bunun etkisiyle Çin bölgelerinin liderleri ise ağır bir politik fısıltıyla nadir bir gösteride Sincan'a toplu halde baskı yapmaktadırlar. Eyaletlerdeki parti sekreteri düzeyindeki Çin Komünist Partisi liderlerinin giden bir kümesinin Sincan'a gelişleri, geçen Temmuzdaki şiddet içeren Urumçi ayaklanmasının gölgesinde halen belirsizliğini koruyan, Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki bu huzursuz Kuzeybatı bölgesinin geleceğine Çin liderlerinin atfettiği önemi vurgulamaktadır (Ming Pao [Hong Kong], 13 Nisan). Komşu Orta Asya cumhuriyetindeki kargaşanın Çin yönetiminin aklını meşgul ettiği şüphesizdir. Eski Kırgız Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev'in en nihayetinde başkentten kaçışına yol açan hızlı olaylar dizisini müteakip Çin'in Dış İşleri Bakanlığı derhal durum konusunda "derin kaygılarının" bulunduğunu dile getiren ve ülkede en kısa sürede barışın tesis edileceğini ve istikrarın korunacağının ümit ettiklerini belirten bir beyanda bulunmuştur.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jiang Yu bir düzenli brifinginde Çin'in sorunların yasal biçimde halledileceğini ümit ettiğini ifade etmiştir. Diğer raporların gösterdiğine göre Çin, komşu Kırgızistan ile karayolu ve toplu ulaştırma bağlantılarını askıya almaktadır (China Daily, 8 Nisan; Ming Pao, 13 Nisan; Radio Free Asia, 13 Nisan). Kırgızistan'daki politik kargaşanın Çin için çıkarımları, Pekin'in "dışa açılma" stratejisi açısından ülkenin artan önemiyle daha da keskinleşmektedir.

Kırgızistan, Çin'in Orta Asya'ya ve Avrasya'ya genel yaklaşımında kilit unsurdur. Çin ve Kırgızistan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi (XUAR) üzerinden Irkestan ve Torugart geçitlerinde iki ana sınır geçişiyle 1100 km'lik sınırı paylaşmaktadırlar. Ticaret hacmi rapor edildiğine göre, Pekin ve Bişkek diplomatik ilişki kurdukları 1992 yılındaki 355 milyon dolarla karşılaştırıldığında 2008 yılında 9,3 milyar ABD Dolarına ulaşmıştır (China Daily, Nisan 9). Dahası XUAR'ın Kırgızistan'a ihracatı 2009 yılında 2,97 milyar dolar olarak değerlendirilmektedir ve Kırgızistan, XUAR için bir numara ihracat pazarı olarak ilk defa Kazakistan'ı geçmiştir. Kırgızistan aynı zamanda doğal kaynaklar olarak da zengindir: Petrol, doğal gaz ve altın açısından zengindir ve Çin ticareti için ideal bir koridordur (China Daily, 9 Nisan). Çin yönetimi, Kırgızistan'da yaşayan büyük sayıdaki Uygur nüfusundan dolayı (yaklaşık 50.000 ila 250.000 aralığında tahmin ediliyor) cumhuriyetteki istikrarsızlığın Sincan bölgesine de sıçramasından ve kıyılardaki Uygur toplumundaki radikal unsurları tetiklemesinden korkmaktadır.

Aynı zamanda Çin'in Orta Asya'dan Sincan'a uzanan kapsamlı ekonomik kalkınmasının bir parçası olan büyük çaptaki altyapısını (yollar, demiryolu, boru hattı) da riske atabilir.Çin'in Orta Asya'daki kapsamlı ve önemli stratejik ve enerji ilgileri, Sincan'daki istikrarla yakından ilişkilidir ve bu da komşu ülkelerdeki iç gelişmelere artan ölçüde bağlıdır. Merkezi yönetimle yakın bağlardan faydalanan popüler bir Hong Kong bazlı televizyon ağı olan Phoenix Television'daki bir Çinli gözlemcinin ifadesine göre eğer Şangay İşbirliği Örgütünün (SCO ) üyesi olarak Kırgız makamları kontrolü kaybederlerse Çin, ülkenin barışı koruyabilmesine yardım etmek için müdahale etmenin yollarını değerlendirmelidir (Cq.people.com.cn, 12 Nisan; Radio Free Asia, 7 Nisan). Bişkek'teki son çarpışmalar açıkça kısa dönemdeki ticari ilişkileri etkileyebilir, fakat bazı Çinli analistlere göre iki taraflı ilişkiler uzun dönemde etkilenmeyecektir. Çin'de saygın bir yere sahip Çağdaş Uluslararası Enstitüsündeki Orta Asya çalışmaları üzerine uzman olan Xu Xiaotian'un ifadesine göre kim iktidara gelirse gelsin Çin-Kırgızistan ilişkilerine önem verecektir.

Fakat geçici olarak Çin'in bu bölgedeki bazı projelerini, örneğin enerji ve madencilik sektörlerindeki büyük projelerini etkileyebilir (China Daily, 9 Nisan). Dong Manyuan'a göre Çin Uluslararası Çalışmalar Enstitüsündeki bir anti-terör uzmanına göre Kırgızistan coğrafi olarak stratejik konumundan dolayı büyük güçler arasında bir denge gütmek zorundadır. Kırgızistan Rusya veya ABD'yle ilişkilerini bozmak istememekte ve aynı zamanda Çin ile dostane ilişkilerini de sürdürmek istemektedir (China Daily, 9 Nisan). Bu tür makro düzeydeki analizler makul ölçüde geçerli olsa da mevcut krizin altında yatan sos-politik akımları göz ardı ediyor. Bişkek'teki şiddet içeren ayaklanma sırasında beş katlı bir Çin ticaret merkezi yağma edilmiş ve yakılmıştır. Tahmini zarar 4 milyon dolara varmaktadır. Bişkek'te şiddet olaylarının patlak vermesi açıkça, birçoğu özellikle beş yıl önce Lale Devrimi sırasında da benzer kayıplar yaşadıktan sonra istikrarsız bir ülkeye yeniden yatırım yapmaktan endişelenen ülkedeki Çinli iş dünyasının huzurunu kaçırmıştır (China Daily, 10 Nisan).

Son yıllarda Kırgızistan'ın tahrip olmuş olan ekonomisi, Kırgızistan'daki Çinli göçmenlere yönelik kzenofobik tavırları ateşlemiştir. Çin'in resmi istatistiklerine göre şu anda Kırgızistan'da yaklaşık 30.000 Çinli yaşamaktadır ve onu yaklaşık olarak 5,3 milyonluk bir nüfus içerisinde en büyük yabancı nüfus kılmaktadır (China Daily, 9 Nisan). Ticaret erbabı ve işçileri de kapsayan gayri resmi tahminler bu rakamın 100.000'e vardığını ileri sürmektedirler. Mevcut politik krizin "katalizörü" olmasa bile ülkenin ekonomik olarak giderek Çin'e olan bağımlılığının artması, eski rejim altındaki sıradan bir Kırgız'ın ekonomik mahrumiyet duygusunu vurgulayan belirgin bir faktör olmuştur (Eurasianet, 18 Mart 2009).Belirgin bir bağlantı olmasa da istikrarsızlığın patlak vermesi aynı zamanda Orta Krallık'ın sınır bölgeleri üzerindeki yabancı devletlerin etkisinin artışından kaygı duyan Çin yönetiminin şüphelerini daha da derinleştirmektedir.

Huzursuz bölge üzerindeki kendi kontrolünü artırmaya yönelik belirgin bir çaba gösteren Çin yönetimi, geçen Temmuz'daki ayaklanmadan sonra bölgedeki güvenliğini artırmak için önlem almış durumdadır. Yıllık yasama toplantısından bir rapora atıfta bulunan China Daily'ye göre bu yıl başında ilan edilen planlara göre yerel hükümet bu sene kamu güvenlik harcamasını neredeyse iki katına çıkararak 2,89 milyar yuan (424,8 milyon dolar) yapmak istemektedir ve bu rakam, geçen sene bütçesi olan 1,54 milyar yuandan yüzde 88 daha fazladır (Taipei Times, 17 Ocak). Bölgenin istikrarı için ima ettiği anlamlar bir yana, aynı zamanda ÇHC'nin Sincan'daki denetimi üzerinde de potansiyel etkisi dikkate alındığında Hu yönetiminin Orta Asya cumhuriyetindeki durum konusundaki endişesi anlaşılırdır. En son olay yeni bölge ortamının değişkenliğini ve Pekin'in Sincan'a yönelik mevcut politikalarının sınırlılığını vurgulamaktadır. Halen merkezi yönetimin çabaları "aynısından daha çok" çizgisini takip eder görünüyor.

Eğer durum buysa Hu yönetimi, sadece Sincan'daki hoşnutsuz Uygurların kinine karşı doğru şekilde yanıt vermedeki başarısızlığı yüzünden değil, fakat aynı zamanda dogmatik biçimde ekonomiyi politikadan ayrı tutmaya devam etmesinin bölgede daha fazla politik istikrarsızlığı ateşleyebileceğinden dolayı Sincan üzerindeki kontrol yeteneğini kaybettiğine şahit olabilir.

http://www.unhcr.org/refworld/docid/4c80c3ab2.html

  • 938 defa okundu.