Öner ÇETİNKAYA
Gökbayrak Dergisi
Hatay İl Temsilcisi

1990 yılında Sovyetler Birliği dağılmaya başladığı zaman hepimiz sevinmiştik..Nasıl sevinmeyelim?.Çok uzun yıllar Rusların esaretinde yaşayan,dilleri ile,dinleri ile,kültürü ve gelenekleri ile oynanan ve bozulmaya çalışılan,Büyük Türkistan’ın batısında yaşayan Türkler, bağımsızlıklarına kavuşmuşlardı..Artık bundan böyle kendi devletleri ve kendi bayrakları ile yaşayacaklardı..Nitekim   Azerbayca n,Türkm enistan, Kazakistan,Kırgızistan ve Özbekistan devletleri kurularak Birleşmiş Milletlere üye yapılmıştı. Bu kardeş ülkelerin  dünyada tanınmasında Türkiye’nin çok büyük yardımı olmuştur.Daha sonra bu kardeş devletlerden ülkemize binlerce öğrenci getirilerek Türkiye üniversitelerinde okuması sağlanmış ve böylece Türk Birliği konusunda küçükte olsa bir adım atılmıştı.

Rus işgalindeki vatan topraklarının kurtulup bağımsız Türk Devletlerinin ortaya çıkışı, Türk Dünyası için büyük bir şans olmuştur. Ama Çin işgalinde kalan ve bugün Doğu Türkistan olarak bildiğimiz vatan topraklarında hala esaret ve zülum altında inleyen,dünyanın en zalim düşmanı karşısında var olma mücadelesi veren Uygur Türkleri vardır. Dünyanın en medeni milleti olan Uygur Türkleri,hiç haketmedikleri halde Çinliler tarafından büyük zulme uğramışlardır. Asyanın kalbinde yer alan, petrolü, doğalgazı, kömürü ve uranyumu olan ve staretejik değeri çok yüksek olan bu yeri Çinliler bırakmak istemiyorlar. Bunun için de en ufak bir itirazı dahi şiddetle bastırıyorlar.

Dünyanın gözü önünde binlerce Uygur Türk’ünü acımasızca katlediyorlar..5 Temmuz 2009 yılında meydana gelen Urumçi olaylarında binlerce Türk katledilmiştir...1997 yılında meydana gelen Gulca katliamı ise,kadir gecesi bir evde Kur’an okuyan Uygur kadınlarının,eve yapılan polis baskınından sonra,sokaklarda sürüklenerek karakola götürülmesi ile başlamış ve direnen kadınların üzerine ateş açılarak bir kaçının şehid edilmesiyle olaylar çığırında çıkmıştır.Kısa sürede Milli İstiklal Hareketine dönüşen bu olaylarda gene binlerce şehit verilmiştir..Görüldüğü gibi Çin Devleti, her olayı vesile ederek katliam yapmakta ve Doğu Türkistanı tamamen potada eritmek ve yok etmek istemektedir.Uygur gençlerini ,iş vaadiyle Çin’in iç kısımlarına sürmekte,Çinlileri de Doğu Türkistan’a yerleştirmektedir.Bu konuda da epey mesafe aldığı söylenebilir.

Peki ,Dünya ne düşünüyor? Türkiye ne düşünüyor? Dünyayı etkileyen ABD ve AB, kendi menfaatları söz konusu değilse hiç bir şey düşünmezler..Umurlarında değildir yani..Ama Türkiye öyle mi? Türkiye kardeş ülke..En azından İslam ülkelerini harekete geçirebilirdi..Bilindiği gibi İslam Konferansı Teşkilatının Genel Sekreteri Ekmelettin İslamoğlu isminde bir Türk profösördür.Haliyle Ekmelettin İslamoğlunun,islam ülkeleri nezdinde itibarı vardır..Çin’in Arap dünyası ile çok büyük ekonomik ilişkileri vardır.Bunları alt alta koyup topladığımız zaman ortaya fevkalade ümit verici bir denklem çıkar. Arap gazeteci  Fehmi Hüveydi’nin sözlerine kulak verelim: “Doğu Türkistan davası kaybedilirse bunu sebebi asla Çin hükümetinin uygulamalarının başarısı olmayacaktır.Aksine,  davayı unutup uzun vadede dahi kazanılamayacağına dair ümitsizlik içine düşülmesi ve ilgisiz kalınması olacaktır. Gerçekleştirilmesinin imkansız olduğu düşünülerek hedeflerden vazgeçilemez. Bugün bizlerin gerçekleştiremediğini gelecek nesiller gerçekleştirebilirler. Çünkü bugün yapılanlar gelecek nesillerin daha iyi şartlarda mücadele etmesini sağlar..” Fehmi Hüveydi’nin bu sözlerine katılmamak mümkün mü?.

  • 896 defa okundu.