Öner ÇETİN KAYA 
iskenderungazetesi.com 
Gökbayrak Dergisi Hatay Temsilcisi

14 Kasım 2009 tarihinde Belediye Kültür Sarayında, "Doğu Türkistan'ın dünü ve bugünü" konulu bir konferans verildi. Konferansı veren Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı ve aynı zamanda Dünya Uygur Kurultayı Başkan yardımcısı Seyit TÜMTÜRK'tü. Seyit TÜMTÜRK, Uygur Türklerinin, Komünist Çin zulmünden kaçarak Türkiye'ye doğru yaptıkları göçlerden birinde, geçici olarak ikamet ettikleri Afganistan'ın başkenti Kabil şehrinde doğmuş ve daha sonra geldikleri Türkiye'de kendisini yetiştirerek Uygur Türklerinin davasını dünyaya tanıtmaya başlamış bir dava adamı...

Doğrusunu isterseniz Seyit TÜMTÜRK bu konferansta bize çok faydalı bilgiler verdi. Ben yıllardır Türkiye dışında yaşayan Türklerle ilgilenmekteyim. Bu konuda birçok kitap, dergi vs. okudum. Birçok konferans, panel vs takip ettim. Ama Seyit TÜMTÜRK'ün verdiği bu konferans kadar doyurucu ve aydınlatıcı olanına az rastladım. Çünkü SeyitTÜMTÜRK olayları bire bir yaşayan bir insan..Anlattıkları, anavatan Doğu Türkistan'da meydana gelen insanlık dışı olayların,Uygur Türklerine yapılan zulmün,Çin Hükümetinin bütün engellemelerine karşın medeni dünyaya duyurulması ve Doğu Türkistan'ın nasıl kurtulacağına dair bilgilerdi.Çin Hükümeti, Doğu Türkistan'da çok katı bir sansür uygulamaktadır. Ama buna rağmen Uygur Türkleri yapılan katliamları cep telefonları ve internet bağlantıları ile bütün dünyaya özellikle Türkiye'ye duyurmayı başardılar. Çin hükümeti çok fena yakalandı. Bundan sonra Uygur Türklerine karşı giriştiği vahşi zulümde daha temkinli olmak zorunda. Seyit TÜMTÜRK'ün verdiği konferansta, söylediği sözlere dayanarak bazı tespitlerim oldu. Bunları sizlerle paylaşmak isterim; "

"Çin'e giden Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL, Doğu Türkistan'da, bir üniversite ziyaretinde, Doğu Türkistanlı öğrencilerin büyük sevgi gösterisi ile karşılaşmış. Öğrenciler Abdullah GÜL'ü ayakta tam 15 dakika kesintisiz alkışlamışlar. Tabii bu davranış, Çin Hükümetine karşı kesin bir tavırdır. Çin sanıldığı gibi homojen yapıda bir devlet değildir. Hatta Çin'in işgalinde olup ta Çin'den ayrılmak için can atan 56 adet devletçikten oluşmaktadır. Bir de doğusunda Çin'e diş bileyen ve her an Çin'in zayıf anını kollayan Japonya var. Görüldüğü gibi Çin o kadar rahat konumda değil. Yani Sovyetler Birliği gibi bir gün gelir dağılabilir.

Çin, Doğu Türkistan topraklarını işgal ettikten sonra buraya milyonlarca Çinli yerleştirmiş. Ancak bunlar burada rahat ve huzurlu değiller. Uygur Türklerinin her baş kaldırışında tekrar eski vatanlarına dönmeye kalkışıyorlar. Uygur Türkleri çok eski zamanlardan beri(binlerce yıldır) bu toprakların gerçek sahibidir. Burada muhteşem bir medeniyet meydana getirmişler. Hani Çinliler 6500 km uzunluğundaki Çin Şeddi ile övünüyorlar ya… Oysaki Uygur Türkleri, yer altında yaptıkları ve 6000 km uzunluğundaki yer altı tünelleri ile Tanrı dağlarının kar sularını bütün bir ülkeye götürmüşler. Bu tekniğin sırrı bugünün teknolojisinde bile çözülememiş. Atalarımızla ne kadar övünsek azdır. 

Büyük Atatürk'ün de Doğu Türkistan ile ilgili fevkalade önemli çalışmaları var, 1930 lu yıllarda Atatürk, Doğu Türkistan'a subay, öğretmen, doktor göndermiş. Doğu Türkistan'ın alt yapısını kurmaya çalışmış. Oradan zeki öğrenciler getirip, Türkiye'deki askeri okullara yerleştirmiş. Ancak ne var ki batıda Rus baskısı, doğuda Çin istilası karşısında Doğu Türkistan devleti fazla dayanamamış ve yıkılmış."28 Mayıs 1918 de Azerbaycan Cumhuriyetini kuran Mehmet Emin Resulzade'nin, ülkesinin Rusların işgaline uğraması sebebiyle söylediği, çok meşhurolmuş birsözü vardır:" Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!" Nitekim yıllar sonra 1990 yılında bu söz gerçekleşmiş ve Azerbaycan tekrar bağımsızlığına kavuşmuştur. Öyleyse 1933 yılında yükselen Doğu Türkistan bayrağı da bir gün tekrar yükselecektir.

  • 819 defa okundu.