Emin PAZARCI
Gazeteci - Yazar
Takvim Gazetesi

Olayları doğru çözebilmek için öncelikle bir noktanın altını çizmek lazım. Doğu Türkistan, Çin'in işgali altındaki tarihi bir Türk bölgesi. Anadolu'da yaşayan bizlerin de ana yurdu.
Bugün olayların yoğun yaşandığı bölgede 1933'te, Doğu Türkistan islam Cumhuriyeti vardı, Ancak yaşatılmadı. Doğu Türkistan Türkleri, 1944'de de Osman Batur'un liderliğinde ayaklandılar. Kuzey Bölgesi'nde Doğu Türkistan Cumhuriyeti kuruldu. 1949'daki komünist işgali ile birlikte, o da yok edildi. O günden bu yana insanlık dışı bir asimilasyon politikası uygulanıyor...

Resmi rakamlar ortada: Komünist Çin işgalinin gerçekleştiği 1949'da, Başkent Urumçi de sadece yüzde 4 Çinli vardı. Bugün Çinli nüfus yüzde 80'e çıktı. Maden bölgelerinde yeni kentler inşa edildi. Tamamına Çinliler yerleştirildi. Geçmişte yüzde yüz Türk şehri olan Kaşgar gibi bölgelerde Türklerin oranı yüzde 50'ye düşürüldü. Mao ve komünizmin getirdiği sıkıntılar, Doğu Türkistan'da çok ağır yaşandı. Önce toprak inkılabı yapılıp, topraklar devletleştirildi, Sonra buralara Çinliler getirilip yerleştirildi, Çinliler bir sıkıntı çektiyse, Uygurlar bin sıkıntı ile karşı karşıya kaldı.

Çin, 2003 yılından sonra yeni bir politika yürürlüğe soktu. Çin'in çeşitli bölgelerindeki fabrikaların yanında toplama kampları benzeri yatakhaneler inşa etti. Kız erkek ayırt etmeden Doğu Türkistan'daki gençleri toplayıp, buralara götürdü, insanlık dışı şartlar altında boğaz tokluğuna çalıştırmaya başladı. Bu fabrikalarda bedavaya çalıştırılan Türk gençlerinin sayısı 300 bin civarında.

İşte, son olaylar da toplama kamplarını andıran bu yatakhanelerin birinde başladı. 26 Haziranda fabrikada Çinliler tarafından Uygur kızlara sarkıntılık yapıldı. Tepkiler üzerine kavgalar çıktı. Aynı günün akşamı da Uygur Türklerinin kaldığı yatakhane basıldı. Resmi rakamlara göre 12 kişi öldü. Saldırıya uğrayanların verdikleri bilgiye bakılırsa, 300 Uygur katledildi.

Önceki gün, Urumçi'de toplanan Uygurlar bu olayı protesto etmek istediler. Çin yönetimi buna bile tahammül edemedi. Uygurlara silahla müdahalede bulundu, Yüzlerce kişi öldü. Dün de Çinlilerle Uygurlar arasında çatışmalar başladı. Olaylar, güvenlik güçlerinin kontrolünden çıkmış durumda. Bölgeden sağlıklı haber alınamıyor. Telefon ve internet tamamen kesik. 
Sadece birkaç uydu telefonu çalışıyor. Onları kullananlar da evlerinden çıkamadıkları için verdikleri bilgiler sınırlı.

Son gelen bilgilerden biri, Uygur gençlerinin kaldığı üniversite yatakhanesinin basılması. Burada Çinlilerin delici ve kesici aletlerle çok sayıda üniversite öğrencisini katlettiği belirtiliyor. Ancak, sayı belli değil. Uygur Türkleri, büyük bir katliam tehlikesi ile karşı karşıyalar. Bir yandan güvenlik güçlerinin ateşi altındalar; diğer taraftan Çinlilerin saldırısıyla imha edilmeye çalışıyorlar.

Bölgede gerçekten de kaygı verici gelişmeler var...
Çin, bu tür olaylarda hemen askeri birlikleri devreye sokuyor. Uygur Türklerini ateş altına alıyor. Bu bölgede geçmişte büyük katliamlar gerçekleştirildi. 1990'da, Kaşgar'ın Barın bölgesinde Uygurlar tarafından tarihi bir caminin yıkılması protesto edildi. Barın'a öylesine sert bir müdahale oldu ki, askeri uçaklar devreye sokuldu. Şehrin üzerine havadan bombalar yağdırıldı. Neredeyse bütün kasaba halkı yok edildi. 5 Şubat 1997'de, gulca'da kadir gecesi ibadet edenlere müdahale edildi. Bunun üzerine şehir halkı ayaklandı. Çin yönetimi, hemen askeri birlikleri devreye soktu. Çatışmalar bir hafta devam etti. Kesin sayı belli değil, ancak askeri birlikler tarafından yüzlerce Uygur katledildi, Tutuklanarak götürülen yüzlerce insanın akıbetleri de bilinmiyor.

Doğu Türkistan, komünist asimilasyon altında inliyor...
1949'dan bu yana bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi için yapılmayan kalmadı.

Sincan, sözde özerk bir bölge. 
Ancak, bu özerkliğin sadece adı var, Çinliler, özellikle geri bıraktıkları bu bölgede, her türlü sindirme politikasından örnekler sergiliyorlar. Uygurların, Türklükleri de dinleri de büyük baskı altında.

Kısacası, hür dünyanın gözleri önünde Sincan Özerk Bölgesi'nde büyük bir katliam yaşanıyor!

  • 634 defa okundu.