Dolkun İsa

Doğu Türkistan'ın yakın tarihinde 1864 yılı KAŞKAR DEVLETİ, 1933 yılı "Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti", 1944 yılı Doğu Türkistan Cumhuriyeti gibi müstakil ve bağımsız olarak kurulmuş olan devletlerdir. Bu devletler Rus ve Çin işbirliği neticesinde yıkıldıktan sonra 1949 yılından itibaren, Doğu Türkistan Çin komünistlerinin sömürgesi haline gelerek çok acılar çekeceği bir siyasi tarihe başlamış oldu.

Dünyanın siyasal ve kültürel tarihinde büyük roller üstlenmiş, tarihte en büyük kültür ve medeniyet merkezi olan yüce toprak Doğu Türkistan'ın asıl sahipleri olan bahtsız ama yılmaz Doğu Türkistanlılar, bu temiz topraklarını, vatanlarını sömürgeci, faşist güçlerin pisletmesine izin vermezlerdi, vermediler. Bunca zulme karşı boyunda eğmediler. Halk faşist ve acımasız Çin komünistlerine karşı yüzlerce kez başkaldırdı. Milyonlarca oğlunun kızının kanları yüce vatan için aktı. 

1949 yılında Çin komünistleri tarafından işgal edilmesinden günümüze kadar olan 45 sene içinde iki yüzden fazla silahlı ve siyasi ayaklanma meydana gelmiştir. Burada bu 45 sene içinde yapılmış diğerlerinden etki yönünden büyük olan bir kaç silahlı ayaklanmayı anlatarak:

Çin komünistleri Doğu Türkistan'ı işgal ettikleri günden beri Türkistan halkı uyudu" mu? Özgürlükleri için çalıştılar mı ?Kanıyla canıyla mücadele verdi mi? gibi birkaç soruya cevap vermeye çalışalım.

1949 yılı 13 Ekim günü Çin (Hıtay) komünistleri Doğu Türkistan'ı işgal etti. Çinliler Türkistan sınırlarına geldiğinde yurdumuzun siyasi durumu oldukça karışıktı. Çin istilasına karşı güçlü karşılık hareketleri oldu. Aynı ay içinde Kumul'un Aratürk ilçesinde ve çevresinde 300 kadar mücahid toplanmış ve çevredeki il ve ilçelere haberci göndererek Çin istilacılarına karşı mücadele başlattıklarını ve yurttaşların kendileri ile birleşmelerini bildirdiler.

1950 yılı Ocağın 30'unda ARATÜRK'ün Bulakbaşı semtinde kurucu kadro olan Nasır, Abdullah Hâkim, Ebeydullah Hâkim, Mahmut Hafız ve Seyidullahların önderliğinde beşyüz mücahit bir toplantı yaptılar ve "Antikomünizm Halk Ordusu" adında bir örgüt kurdular. O günden itibaren Çin askeri garnizonlarına 2 yıl boyunca şiddetli saldırılarda bulundular ve önemli sonuçlar elde ettiler. 1950 yılının 1. ayında KALIBEK liderliğinde 2000'den fazla mücahid URÜMÇİ'nin dağlık bölgesinde toplanarak bağımsız bir devlet kurmaya yönelik bir örgüt programı düzenlediler. Ve hemen karşı¬lık savaşlarını başlattılar. Bu savaş bir sene sürdü.

1949 yılının 8. ayında ALTAY civarında çekilerek "Guçing" "Beşbalık" şehrine gelen Osman BATUR, Canımkan, Zakirkan, De-lirkan, Orazbay, Molla Şahimerdan gibi mücahidler ikiye bölünecek, bir kısmı Ürümçü tarafa, bir kısmıda Kumul Bariköl tarafa doğru yola çıktılar. 1 950'nin Nisan ayında 20.000 kişilik bir silahlı mücadeleyi başlattılar. 2 yıl süren bu savaşta çık sayıda istilacı Çin askeri yok edildi. Buna karşılık çok sayıda da şehit verilmişti.

Bu mücadelerin esas önderi Osman BATUR Doğu Türkistan'ın yakın tarihi içinde en önde gelen mücahidlerden biridir. Onun hayatı, vatan davasına, özgürlüğe bağışlanan şerefli anılar ve olaylarla dolu bir hayattır.

O, zalim "Şhengşisey" hâkimiyetine, milliyetçi Çin zulmüne, Rus komünistlerine ve sonunda Çin komünistlerine karşı iradesini kaybetmeden, Fitne-fesatlara kanmadan son nefesine kadar mücadele etmiş-Bütün ailesi de bu uğurda şehid olmuştur. 1952 yılı 2 Mayıs'ta Çin (Hıtay) komünistleri tarafından ürümçi şehrinde binlerce Türk kardeşi önünde açıkça şehid edildi.

Osman Batur'un Şirdıman gibi oğul ve kızları onun başlattığı mücadeleyi devam ettirerek uzun süre Çinlilerle savaştı. Urimçi civarında Sidik, Orazbaylar "Mori", "BEŞBALIK" civarında MALİK, Talim, Canbulaylar, komünist askerlerinin ilerlemesini durdurarak partizanlık (çete harbi) savaşını sürdürdüler. Onların amacı komünistleri yüce vatan topraklarında kovarak, Bağımsızlığı ve İslamı korumaktı. Bu amatçla canlarını esirgemeden kahramanca şehit oldular.

Devam edecek

  • 936 defa okundu.